3 Kasım 2026 Salı

Sonbahar Kokusu (Whiskey Creek #1)


BRENDAN NOVAK

Whiskey Creek #1
When Lightning Strikes
448 Syf
4/5


Herkese merhaba. 
Ayın son kitabı Whiskey Creek Serisi'nin ilk kitabı olan Sonbahar Kokusu ile geldim. 

Hollywood'un ünlü yıldızı, kadınların gözdesi Simon O'Neal'ın kariyeri alkol ve eğlence yüzünden tehlikeye gitmiştir. Bunun yanı sıra boşandığı eşi ile zorlu bir velayet davası vardır. 

Gail DeMarco, bir halka ilişkiler şirketi sahibidir. Simon da müşterilerinden biridir. Simon'ın Gail'e cinsel taciz yaptığı dedikodusu ortalığı karıştırır. 

Gail müşterilerini kaybetmeye başlar, işlerini toparlamak ister. Simon ise oğlunun velayetini almak ister. İkilinin kurtuluşu anlaşmalı bir evliliktir. Bu evlilik sayesinde Gail eski müşterilerini geri kazanacak, Simon da hayatını düzeltip oğlunu alabilecek. 

Simon'ın kendine zarar verecek duruma gelebileceği düşüncesiyle, Gail doğup büyüdüğü yer olan Whiskey Creek'e götürür. İkili orada herkesden uzakta birlikte yaşamaya ve birbirlerini keşfetmeye başlar. 

Sonbahar Kokusu, başlarda benim için biraz sıradan ve sıkıcı olduğu için bitirip bitirmeme konusunda kararsız kalmıştım. Ancak bir bölümden sonra işler değişti ve değiştiğine çok memnun oldum.

​Bu kitabı tanımlamanın en iyi yolu, insana kendini iyi hissettiren o hikayelerden biri olduğunu söylemek. 

Gail çok sevimliydi ve gereksiz dramalardan uzak harika bir kadın. Simon ise sevmekten nefret ettiğiniz ama yine de sevdiğiniz o gıcık tiplerdendi. Ve sonunda oldukça tatlı biri çıkıverdi!

Hem karakterleri hem de hikâyeyi sevdim. Keyifli bir okuma oldu benim için. 
(30.10.2026) 

ALINTI
"O kadar kolay âşık olmuyorum. 
Simon’ da uğruna mücadele etmeye değer bir şey var.” Buna gerçekten inanıyordu. Arada bir onun iyi yanlarını az da olsa görüyor, onun ne kadar samimi ve cömert olabildiğini göz­lemliyordu. Onun daha sert yanlarını idare etmenin bir yolunu bulabilirse evlilikleri süresince bir tür denge yakalayabilirlerdi. 
“Ayrıca insanlar değişebilir.”

“Elimi tuttuğunda acayip şaşırdım,” diye ekledi Simon.
“Neden?” Halbuki kendisi daha önce Gail’ in elini tutmuş­tu.
“Çünkü benim vahşi bir kurt olduğumu düşünüyorsun.”
“Neden bahsettiğini anlamadım.”
“Evet, anladın. Bana kazara bile dokunmaktan korkuyor­sun.”
Gail onu tanıdığı için bu dobra sözleri tuhaf gelmemiş­ti. Simon onu zor durumda bıraksa da daima aklından geçeni söylerdi. “Korkmuyorum bir kere,” dedi. Ona verdiği tepki için daha doğru bir sözcük düşünerek, “Sadece çoğu insan gibi dizlerine kapanmıyorum, o kadar.” Çünkü Gail onun ilgisinin ne kadar yüzeysel olduğunu, ne kadar çabuk kaybolduğunu bili­ yordu. “Bu da senin için bir... yenilik olsa gerek.”

“Sanırım bu kadar küçük bir yerde yaşamanın en kötü yanı bu,” dedi Simon. “Hiç kimse unutamaz. Hiç kimse affedemez.”

"Simon onun yorgun yüzünü inceledi. Onunla olmak iyi geliyordu. Ne yaptıklarının hiçbir önemi yoktu."

"Gail çok... normaldi. İşte Simon’ın onda en çok sevdiği yanlardan biri de buydu. Gail hayatını sağlıklı biri gibi ele alıyordu ve Simon’dan da aynısını yapmasını bekliyordu. Gail dümene geçtiğinden beri, Simon’ın hayatı yeniden anlamlı hale gelmeye başlamıştı."

Ekim Ayında Okuduklarım



Herkese merhaba. 
Son zamanlarda hatta son yıllarda bu kadar iyi bir ay geçirmemiştim. 11 kitapla tamamladım ayı. 
Yeni yazarların kalemiyle tanıştım, yeni serilere başladım.
Bu ay motif öremedim. Yoğun bir ay. Kızımın doğum günü, hastalıklar falan nasıl geçti anlamadım. Şuan kızımla hala hastayız.

Cenazeden Sonra (Hercule Poirot #30)


AGATHA CHRISTIE

Hercule Poirot #33
After The Funeral
Çevirmen Çiğdem Öztekin
Altın Kitap
301 Syf
4/5


Herkese merhaba. Daha önce de Ecelin Çağrısı adıyla basılan Cenazeden Sonra ile geldim. 

Victoria sitilinde, gotik tarzda yapılmış büyük bir malikane olan Enderby'nin sahibi Richard Abernethie ani ölümü ailenin tüm bireylerini bir araya getirir. 
Kardeşleri, yeğenleri cenazeden sonra evde toplanır ve Bay Enstwhistle tarafından Richard'ın vasiyeti okunur. Richard'ın oğlu kısa bir süre önce vefat etmesinden dolayı miras eşit bir şekilde aileye dağıtılacaktır. Vasiyetin okunacağı sırada Richard'ın kardeşi Cora aniden "Ama o öldürüldü, değil mi?" sözleriyle herkes kısa bir şok yaşar. 
Cora, dengesiz ve biraz aptal biri. Ama istenmeyen gerçekleri açığa çıkarmada üstüne yoktur. Bunu bilen Bay Enstwhistle, Londra'ya dönerken bu sözler üzerine içine bir huzursuzluk kaplar. Cora ile görüşmeye karar verir. Daha onunla görüşemeden Cora, evinde baltayla vahşice öldürülür. Cinayeti polisler araştırmaya başlar. 
Bay Enstwhistle'in şüphesi artar. Bu olayı çözmeye karar verir ve eski dostu Hercule Poirot'un kapısını çalar. 

​Christie kitaplarında -bu kitapta da olduğu gibi- şüpheli görünen epeyce karakter var. Christie'nin böyle eğlenceli karakterler eklemesini, yol boyunca yanıltıcı küçük ipuçları serpiştirmesini ve bununla birlikte farklı kişilerden şüphelenmemizi sağlamasını seviyorum. Cenazeden Sonra'da da aynı şeyler oldu. Hiç aklıma gelmeyen biri çıktı ve beklemediğim bir sonla karşılaştım. Kitap bittiğinde farkına vardım. O küçük ipuçlarını gözden kaçırmışım. 

Kitap hakkında çok fazla bir şey söylemeye gerek yok bence. Agatha Chtistie ilgi çekici karakterlerle ve Hercule Poirot'la zekice bir kurgu yazmış. 

Son olarak bir Christie gizemini çözmek her zaman güzel bir meydan okuma. Ya da benim durumumda çözememek! 🤭😂
(02.11.2026) 

ALINTI
"Ama o öldürüldü, değil mi?"
Çevresindeki tüm yüzler panik içinde ona yönelmişti. Bu yüzlerde en farklı ifadeler belirginleşmiş olmalıydı... 
O sahnenin gözlerinde canlanmasıyla birlikte Helen alnını kırıştırdı. İrkildi... Bu sahnede uyumsuz olan bir şey vardı... 
Bir şey mi?... 
Biri mi?... 
Bu birinin yüz ifadesi olabilir miydi? Neydi bu? Bir şey... Nasıl tanımlayacağını bilemiyordu?... Orada olmaması gereken bir şey?... 
Bilemiyordu... Yerine koyamıyordu... Ama bir şey vardı... Bir yerde... yanlış bir şey. 

"Cora aptalın tekiydi. Her zaman da böyle olmuştu. Aklıevvel, deli bozuğun biriydi o... Gelişigüzel konuşuyor, tatsız gerçekleri ortaya döküyordu... 
Gerçekler!... 
Yine aynı lanet sözcük..."

"Deneylerime dayanarak söyleyebilirim ki birçok suçlu gereğinden fazla konuştukları için kendi elleriyle kendi mezarlarını kazar."

"Mösyö Poirot, sizce bir tek insan var mıdır ki yaşamı derinlemesine bir incelemeden kusursuz çıksın? İnsanların gerekli olmadığı sürece kurcalamak doğru mu, özellikle de konuyla doğrudan ilgili değilse..."

"Sır saklamayı bilirim ve bulduklarım beni ilgilendirmez, ama bilmeliyim. Ve bu olayda konu deliller ve kanıtlardan çok insanlar üzerinde yoğunlaştığına göre... ben de insanlarla ilgilenmek zorundayım."

"İnsan yalnızca bilmek ister," dedi Rosamund. "Bir şey yapacağı için değil, yalnızca meraktan bile bilmek ister insanoğlu."

“Hercule Poirot dedektif olarak geçirdiği uzun yılların deneyimine dayanarak, resim sanatı ile yakından ilgilenen birinin bir resme bakınca ressamını söyleyebildiği gibi, eğer koşullar bunu gerektiriyorsa... cinayet işleyebilecek amatör bir katili tipinden tanıyacağı kanısındaydı. 
Ancak bu kez durum hiç de bu kadar basit değildi.”

"İnsanlar bilgisizliklerini kabul etmekten ne denli çekiniyordu."

Sonbahar Kokusu (Whiskey Creek #1)

BRENDAN NOVAK Whiskey Creek #1 When Lightning Strikes 448 Syf 4/5 Herkese merhaba.  Ayın son kitabı Whiskey Creek Serisi'nin...