BRENDAN NOVAK
Whiskey Creek #1
When Lightning Strikes
448 Syf
4/5
Herkese merhaba.
Ayın son kitabı Whiskey Creek Serisi'nin ilk kitabı olan Sonbahar Kokusu ile geldim.
Hollywood'un ünlü yıldızı, kadınların gözdesi Simon O'Neal'ın kariyeri alkol ve eğlence yüzünden tehlikeye gitmiştir. Bunun yanı sıra boşandığı eşi ile zorlu bir velayet davası vardır.
Gail DeMarco, bir halka ilişkiler şirketi sahibidir. Simon da müşterilerinden biridir. Simon'ın Gail'e cinsel taciz yaptığı dedikodusu ortalığı karıştırır.
Gail müşterilerini kaybetmeye başlar, işlerini toparlamak ister. Simon ise oğlunun velayetini almak ister. İkilinin kurtuluşu anlaşmalı bir evliliktir. Bu evlilik sayesinde Gail eski müşterilerini geri kazanacak, Simon da hayatını düzeltip oğlunu alabilecek.
Simon'ın kendine zarar verecek duruma gelebileceği düşüncesiyle, Gail doğup büyüdüğü yer olan Whiskey Creek'e götürür. İkili orada herkesden uzakta birlikte yaşamaya ve birbirlerini keşfetmeye başlar.
Sonbahar Kokusu, başlarda benim için biraz sıradan ve sıkıcı olduğu için bitirip bitirmeme konusunda kararsız kalmıştım. Ancak bir bölümden sonra işler değişti ve değiştiğine çok memnun oldum.
Bu kitabı tanımlamanın en iyi yolu, insana kendini iyi hissettiren o hikayelerden biri olduğunu söylemek.
Gail çok sevimliydi ve gereksiz dramalardan uzak harika bir kadın. Simon ise sevmekten nefret ettiğiniz ama yine de sevdiğiniz o gıcık tiplerdendi. Ve sonunda oldukça tatlı biri çıkıverdi!
Hem karakterleri hem de hikâyeyi sevdim. Keyifli bir okuma oldu benim için.
(30.10.2026)
ALINTI
"O kadar kolay âşık olmuyorum.
Simon’ da uğruna mücadele etmeye değer bir şey var.” Buna gerçekten inanıyordu. Arada bir onun iyi yanlarını az da olsa görüyor, onun ne kadar samimi ve cömert olabildiğini gözlemliyordu. Onun daha sert yanlarını idare etmenin bir yolunu bulabilirse evlilikleri süresince bir tür denge yakalayabilirlerdi.
“Ayrıca insanlar değişebilir.”
“Elimi tuttuğunda acayip şaşırdım,” diye ekledi Simon.
“Neden?” Halbuki kendisi daha önce Gail’ in elini tutmuştu.
“Çünkü benim vahşi bir kurt olduğumu düşünüyorsun.”
“Neden bahsettiğini anlamadım.”
“Evet, anladın. Bana kazara bile dokunmaktan korkuyorsun.”
Gail onu tanıdığı için bu dobra sözleri tuhaf gelmemişti. Simon onu zor durumda bıraksa da daima aklından geçeni söylerdi. “Korkmuyorum bir kere,” dedi. Ona verdiği tepki için daha doğru bir sözcük düşünerek, “Sadece çoğu insan gibi dizlerine kapanmıyorum, o kadar.” Çünkü Gail onun ilgisinin ne kadar yüzeysel olduğunu, ne kadar çabuk kaybolduğunu bili yordu. “Bu da senin için bir... yenilik olsa gerek.”
“Sanırım bu kadar küçük bir yerde yaşamanın en kötü yanı bu,” dedi Simon. “Hiç kimse unutamaz. Hiç kimse affedemez.”
"Simon onun yorgun yüzünü inceledi. Onunla olmak iyi geliyordu. Ne yaptıklarının hiçbir önemi yoktu."
"Gail çok... normaldi. İşte Simon’ın onda en çok sevdiği yanlardan biri de buydu. Gail hayatını sağlıklı biri gibi ele alıyordu ve Simon’dan da aynısını yapmasını bekliyordu. Gail dümene geçtiğinden beri, Simon’ın hayatı yeniden anlamlı hale gelmeye başlamıştı."
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder