19 Haziran 2026 Cuma

Mayıs Ayında Okuduklarım



Herkese merhaba. Geç de olsa Mayıs ayında okuduğum kitaplar ile geldim. 5 kitap okudum. Layla hayal kırıklığı oldu. Pembe Evdeki Ölü ve Görkemli Ölüm favorim oldu. 
Inferno Club Serisi bitti bu arada.

3) Görkemli Ölüm (4,5)
5) Layla (3)

Bu ayki motiflerimde bu şekilde.

Av Kapanı


NİLÜFER AL

Doğan Yayınları
175 Syf
3/5

Herkese merhaba. Ayın ilk kitabı Av Kapanı ile geldim. 

Sara'nın nişanlısı Mert'in av alanında "kaza" sonucunda ölmesi ile başlıyor karanlık olaylar. Sara, kısa bir süre sonra sürpriz bir telefon alır. Telefon ihbar niteliğindedir. Mert'in kaza ile ölmediğini, hatta katilin ağabeyi Doruk olduğunu söyler. Sara bunun şokunu yaşarken Doruk da ortadan kaybolur. 
Aradan dört yıl geçmesine rağmen Doruk'tan hiçbir haber yoktur. Sara, Komiser Yardımcısı Neşe ile tanışmasıyla ondan yardım ister. Ağabeyinin bulunması ve gerçeklerin ortaya çıkması. 
İkili Doruk'u bulmak ümidiyle köy evine gider. Karşılarına hiç beklemedikleri biri çıkar. Doruk ile Sara'nın çocukluk arkadaşı Avcı lakaplı Pars. 
Bu küçük köy evinde büyük bir hesaplaşma başlar. Tüm karanlık sırlar tek tek ortaya çıkar. Gerçeğe en çok yaklaşan ise Alp'tir. 

Öncelikle atmosfer hoşuma gitti. Issız bir köy evi, dışarıda yağan şiddetli yağmur ve silah sesleri. 
Hikâye ağır ilerliyor. Karşımıza çok fazla aksiyon çıkmıyor. Onun dışında karanlık sırlar ve bir sürü soru işareti karşılıyor bizi. Ufak tefek dönüm noktası da cabası. Bazı yerler benim için şaşırtıcıysı. 
Karakterler hoşuma gitti. Verdikleri tepkilerin bize aktarımı gayet iyiydi. Onlarla aynı şeyleri yaşıyor ve hissediyorsunuz. 
Son ise olması gerektiği gibiydi. Tatmin ediciydi. 
Av Kapanı'nı yazarın gelini Cemre Hanımefendi sayesinde okumuş oldum. İyiki de okumuşum. Beni bu kitapla tanıştırdığı için teşekkür ederim. 

Polisiye severlerin şans verip okuması gerektiği bir kitap. 

ALINTI
"Kaybetmek, sevginin bir sınırı olduğunu değil, onun sonsuzluğunu öğretir. Unutma, sevgi yalnızca sahip olmak değildir. Sevginin değerini ve derinliğini anlama yolcuğunun başlangıcıdır."

"Sevgi, evrende nereye baktığınla ilintilidir. Yeraltında da, yerüstünde de."

"Kin intikamı, intikam da kanı doğurur."

"Algıların canavarlaştığı, dümenlerin cirit attığı ilişkiler yumağında kim kime inanır ki?"

"Demek ki sevginin de bir son kullanma tarihi varmış. Kan akışı durunca dokunun ölmesi gibi. Sonra o uzuv kangren nedeniyle mecburen kesiliyor. Yaşamak için..."

"Ancak ölüler hata yapmaz. Hatanı ödül olarak gör ve düzeltebildiğin kadar düzelt. Çünkü artık seni doğrudan kimse koparamaz."


Mezopotamya'da Cinayet


AGATHA CHRISTIE

Hercule Poirot #14
Murder in Mesopotamia
Altın Kitap
285 Syf
4/5



Herkese merhaba. Keyifli bir Agatha Christie kitabıyla geldim. Hem de Hercule Poirot'lu. 

Hemşire Amy Leatheran, Doktor Reilly'nin ısrarı üzerine son işinde yaşadığı olayı kaleme dökmesini ister. Ve Hemşire Amy yazmaya başlar. 
Hemşire Amy'nin son işi Irak'ın Hassanieh'deki bir kazı alanına gider. Görevi ise ekibin başında olan ünlü arkeolog Doktor Leidner'ın güzel eşi Louise ile ilgilenmektedir. 
Louise, sanrılarından dolayı sinirleri yıpranmış durumda. Birilerinden korkmaktadır. Kimden ve neden korktuğu bilinmemektedir. 
Louise bir gün odasında ölü bulunur. Geçmişi gizemli olan kadını kim öldürmüş olabilir? Kazı ekibinden mi yoksa geçmişimden biri mi? 
Herkes şüphelidir ve biraz da karışık bir vakadır. Şans eseri Hercule Poirot Suriye'dedir. Bağdat'a gitmek için Hassanieh'ten geçecektir. Ondan yardım isterler. Hemşire Amy ile Hercule Poirot katili bulmak için elinden geleni yaparlar. 

Hikayenin iyi bir ortamı ve iyi bir karakter kadrosu vardı. Gizemli ve heyecanlıydı. Son ise pek tatmin edici değildi maalesef 🥺 Tahmin de edebildim. Ancaaak... tatmin edici olmayan sonuca gıden yol iyiydi ve oldukça keyifliydi. 
Hercule Poirot her zamanki gibi gri hücreleri iş başındaydı. Hemşire Amy'i de çok sevdim. 

ALINTI
"Bu gerçekten sıradışı bir cinayet. İnsan sık sık böy­ le olaylarla karşılaşmıyor. Aslında temelde cinayet iğrenç ve basit bir olaydır... Gelgelelim bu sıradışı bir cinayet... Doktor Leidner, sanırım karınız da sıradışı bir kadındı."

"Cinayet bir alışkanlıktır..."

"Artık Poirot'ya alışmıştım ve ona doktor, kendime de hemşiresi gözüyle bakıyordum. Sonuçta bu bir operasyondu ve o da operatör­ dü. Bu yüzden hemşiresi olarak gidip Belçikalının mendilini aramak bana normal gelmişti. Belki bunu söylemem tuhaf ama bir şekilde bundan hoşlanmaya bile başlamıştım."

"Bir insanın dudakları arasın­dan yalanlar dökülürken gözleri gerçeği anlatabilir."

"İnsanlar bazen köpeklere benzerler. Bir şeyi ne kadar derine gömerseniz gömün yine de bulup çıkarırlar."

Hayali Evlilik Gerçek Aşk (The Rokesbys #2)


JULIA QUINN

The Rokesbys Serisi #2
The Girl with the Make-Believe Husband
Epsilon Yayınları
358 Syf
3,5

Herkese merhaba. 
Bu ayki historical romans kitabım The Rokesbys Serisi'nin ikinci kitabı Hayali Evlilik Gerçek Aşk. 

Cecilia Harcourt, Kolonilerde savaşta olan kardeşi Thomas'ın cephede yaralandığına dair mektup alır. O sırada babası da vefat eder. Ailesinden tek kardeşi kalmıştır. Cecilia'nın bir karar vermesi gerekir. Ya hiç evlenmemiş yaşlı teyzesinin yanına gidecek ya sinsi kuzeniyle evlenecek ya da... Üçüncü seçeneğe karar verir. Kardeşini bulup iyileştirmek için Atlantik'i aşıp New York'a gider. Ama araştımaları sonucunda karşısına kardeşi yerine, kardeşinin silah arkadaşı Edward Rokesby'yi çıkar. 
Edward, ağır yaralı ve bakıma muhtaç bir hahaldedir. Bilinci yerinde değildir. Cecilia, hem kardeşini bulabilmek hem de Edward'a yardım edebilmek için onun eşi olduğunu söyler. 
Edward kendine geldiğinde kafası hayli karışıktır. Bazı şeyleri hatırlamamaktadır. Özellikle de Cecilia ile evlendiğini. Ama onun karısı olduğunu kanıksamaz. Çünkü onu mektuplardan tanımaktadır. 

Öncelikle bölüm başlarındaki mektuplara bayıldım. Çok naif ve hoştu. 
Julia Quinn'in kitapları benim için iki gruba ayrılıyor. Birinci grup gayet akıcı, espirili ve romantizm dolu, ikinci grup ise durağan ilerleyen, romantizmin az olduğu kitaplar. Bu kitap ikinci gruba giriyor. Kitabın yaklaşık üçte biri durağan ilerledi. Edward'ın kendine gelmesi, iyileşme süreci ve asıl merak ettiğim Thomas için pek bir adım atılmaması. Karakterleri sevdim. İkisinin de derinliği vardı. Ama işte tempo ve olay örgüsü yetersizdi. İkinci yarısı daha iyiydi. Edward'ın hafızası yerine geliyor, Thomas'ın gizemi çözülüyor. Son ise güzeldi. Üçüncü kitabı hemen okumak istiyorsunuz. Kardeşlerden Andrew en merak ettiğim bu arada. 

Elizabeth Hoyt ve Gaelen Foley'den sonra bu kitabı okumaktan biraz çekiniyordum açıkçası. Aksiyon ve gizemin bol olduğu historical romansdan sonra naif bir aşk hikâyesi -eksikleri rağmen- hoşuma gitti. 

Yayınevinin özensiz baskısını da söylemezsem olmazdı. Hem çeviri hem de edisyon pek iyi değildi. 

The Rokesbys Serisi
1) Eşsiz Bayan Bridgerton
2) Hayali Evlilik Gerçek Aşk
3) Öteki Bayan Bridgerton
4) Zoraki Evlilik Gerçek Aşk


ALINTI
"Savaşta olduğumuzu anlamak için ille de önümüzün savaş meydanı olmasına gerek yok, sokakta savaş meydanından çok daha fazlası var."

"Yapabileceklerini değiştir ve yapamayacaklarını kabul et."

"Yüzünü onun yüzüne doğru eğdi ve gözlerindeki bakışın sonsuza dek peşini bırakmayacağını biliyordu. Bu üzüntü değildi, korku da değildi. Çok daha kötü bir şeydi... boyun eğmeydi, bir anlamda her şeyden feragat etmekti, sanki kendi içine bakmış ve orada koca bir delik bulmuş gibiydi."

"Zararsız, mutluluk veren normal bir şey olacak. Ve mutluluk veren, zararsız ve normal olanı ne kadar arzuladığım hakkında bir fikrin var mı? 

"Bu mektup ikiniz için. Birbirinize sahip olduğunuza çok sevindim. Yükler paylaşılabildiğinde dünya daha nazik ve katlanılabilir bir yer oluyor."
Cecilia Harcourt'tan Thomas Harcourt ve Edward Rokesby'ye 


Mayıs Ayında Okuduklarım

Herkese merhaba. Geç de olsa Mayıs ayında okuduğum kitaplar ile geldim. 5 kitap okudum. Layla hayal kırıklığı oldu. Pembe Evdeki...