13 Ekim 2026 Salı

Tuvaldeki Yaralar (Kusursuzca Kusurlu #1)


NEVA ALTAJ

Kusursuzca Kusurlu Serisi #1
(Perfectly Inperfect)
Painted Scars
Artemis Yayınları
247 Syf
3,5



Herkese merhaba. 
Uzun zamandır okumayı planladığım bir seriye başladım. Kusursuzca Kusurlu (Perfectly Inperfect) Serisi. İlk kitabı Tuvaldeki Yaralar. 

Roman, Pakhan. Yani Rus mafyası lideri. Emlak arabulucuklarını yapan Samuel Grey adında biri zimmetine para geçirmiş. Geri ödeyebilecek durumda da değil. Roman hemen öldürülmesini ister. En yakın adamı Maxim'in farklı bir düşüncesi vardır. Roman'ın, Samuel'in kızı ile evlenmesi. Bu evlilik Roman hakkında konuşmaları susturacaktır. Üç ay önce Roman'ın arabası havaya uçurulmuş, Roman bacağından ağır yararlanmıştır. Tam olarak iyileşememiştir. Bundan dolayı da insanlar Bratva'yı (Rus mafyası) daha fazla yönetemeyeceğini düşünmektedir. 

Nina, genç yaşına rağmen ünlü bir ressam. Babasının borcu için Roman ile evlilik anlaşması yapmak durumunda kalıyor. Roman ile evlenmesi babasını öldürecekler. 

Altı ay boyunca birbirine aşık mutlu bir evlilik yapacaklar. 

Kitap hakkında ne diyebilirim tam olarak bilmiyorum. Çok kısaydı. Betimlemeler çok azdı. Çoğu şey hayal gücünüze kalmış. Dark romans beklerken (aksiyon yok denecek kadar az) romantik komedi çıktı karşıma 🤭

Kitabın sevdiğim yanları da vardı elbette. Karakterleri çok sevdim. Özellikle Varya'yı. Hikâye hiç sıkmıyor, yormuyor. Anlatımı basit. 
Tam kafa dağıtmalık bir kitap. 
(13.10.2026) 

‎Perfectly Imperfect (Kusursuzca Kusurlu)
‎1)Tuvaldeki Yaralar 
‎2)Kırgın Fısıltılar
‎3)Saklı Gerçekler
‎4)Harabe Sırlar
‎5)Çalıntı Dokunuşlar
‎6)Parçalanmış Ruhlar
‎7)Yanmış Hayaller
‎8)Sessiz Yalanlar
‎9)Karanlık Günahlar
‎10)Tutsak Duygular
‎

ALINTI
"Roman?"
"Efendim?"
"Bir itirafta bulunacağım."
"Kötü bir şey mi?"
"Evet. Şey... bu, bu bir nevi bir sorun. Büyük bir sorun."
"Dökül bakalım Nina."
Bir kaç saniye boyunca sessiz kaldı ve sonra beş kelimeyle dünyamı yörüngesinden çıkardı.
"Ben sana aşık oldum Roman."

"Benden baska kimse sana Rusça öğretmeyecek.Anlaşıldı mı?"
"Tamamdır, kotik."
Gözlerimi yumup başımı iki yana salladım. "Rus Pakhan'ına kedi yavrusu diyemezsin, Nina. Burada korumam gereken bir imajım var."

"Tekerlekli sandalye beni kandırmamıştı, bakışlarımız buluştuğu anda kiminle karşı karşıya olduğumu anlamıştım: Duygudan yoksun bir katille."

"Gülümsedi ve dudaklarını benimkilere yapıştırdı.
Silindi. Var olan mantık sınırları içindeki her düşüncem pus oldu. Bir saniye önce düşünen, mantık yürüten bir varlıktım. Şimdiyse akıl gerektiren her türlü düşünce yok olmuştu, yerineyse çıldırtıcı bir ihtiyaç almıştı -daha fazlası için. Dudaklarından, kokusundan, her şeyinden daha fazla."

"Nina telefona, 'Varya, eğer işini böldüysem üzgünüm," dedi neşeyle. 'Acaba sende bir yerlerde patlamış mısır var mıdır?'
Cevabı duymadım ama Varya'nın yüzünü hayal edebiliyorum. Bu evde kimsenin patlamış mısır görmediğine emindim. Garajda patlayıcılarımız, birkaç kasa el bombamız ve bir ton mühimmatımız vardı. Fakat patlamış mısır yoktu."

"Niye?"
Niye? Ne kadar basit bir soruydu. Ve çok fazla cevabı vardı. 
Çünkü onu özlüyordum ve sadece bir dakikalığına bile olsa onu görmek istemiştim. Çünkü onu seviyordum. Fakat cevap vermek yerine orada öylece durdum ve nefes alıp verişimi kontrol etmeye çalıştım çünkü birdenbire odada yeterince hava yokmuş gibi geldi.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Kırgın Fısıltılar (Kusursuzca Kusurlu #2)

NEVA ALTAJ Kusursuzca Kusurlu #2 (Perfectly Imperfect)  Artemis Yayınları Çevirmen Tuba Özkat 232 Syf  4/5 Herkese merhaba.  Ser...