DIANA WILKINSON
You are Mine
Sonsuz (Yakamoz) Yayınları
319 Syf
4/5
Herkese merhaba.
Yayınevinin son çıkan kitaplarından biri olan Sen Benimsin ile geldim.
Rebecca'nın erkek arkadaşı Mitch, yıllar önce ortadan kaybolur. Rebecca yıkılır, bir süre sonra Avustralya'ya gider. Yıllar sonra değişmiş bir şekilde ülkesine döner. Arthur adında biri ile bir ilişkiye başlar. Onunla gittiği sinemeda Mitch ile karşılaşır. On yıl süren amansız arayış bitmiştir artık. Mitch'e kavuşmuştur. Rebecca'nın bilmediği bazı engeller vardır. Ayrıca geçmişteki defterleri kapatması gerekecektir.
Prolog bölümü kitap boyunca aklınızdan çıkmıyor. Yavaş başlıyor ancak kısa sürede hızlanarak harika, ters köşelerle dolu bir gerilime dönüşüyor.
Karakterlerin kimin yalan kimim doğru söylediğini anlayabiliyorsunuz. Ama.. Hepsi tam olarak söyledikleri kişiler mi? Hepsi istediklerini elde etmek için fırsat kolluyor. Karakterler pek sevimli değil. Ancak iyi yazılmış. Karakter gelişimi güzeldi. Ayrıca Rebecca ile bir bağ kurmamak elde değil.
Bir yerden sonra ilişkiler karma karışık oluyor. Kitabı elinizden bırakmamak için nedenlerden biri. Kim kiminle olacak nasıl bir son bizi bekliyor.
Bu kitap, ana karakterlerin her birinin bakış açısından yazılmış ve her birine hızlı/kısa bir bölüm ayrılmış. Başta takip etmesi zordu ama kısa sürede kitapta hızlıca ilerlemeye başlıyorsunuz. Ayrıca ilgi çekici bir bakış açısı sunuyor.
Kurgu, hikaye akışı oldukça sürükleyici. Saplantı, travma ve cinayet üzerine kurulu. Gerilim dolu, heyecanlı ve sürükleyiciydi.
Sonu şaşırttıcıydı. Düşündüğüm gibi bitmedi. Sağlam, üzerine iyi düşünülmüş bir sondu.
Sen Benimsin'de ne ararsanız var. Kıskançlık, aşk, saplantı, gerilim, heyecan, sırlar... Ben heyecanla okudum. Sadece çeviriden mi neden olduğunu bilemediğim ufak tefek sıkıntılar vardı.
Onun dışında tavsiye ederim.
(29.09.2026)
ALINTI
"Çoğu zaman düşünüyorum; kötü bir şey olacağını önceden bilseydik şu anı daha çok mu değerlendirirdik? Anı yakalar mıydık?"
"Babam gittilten sonra annem bana ilk aşkın en güzel, en acı veren, hayatın duygusal zamanı olduğunu söyledi. Ama aynı zamanda en kötüsüymüş de. O konuda yanılmamıştı."
"Kıskançlık, ölümcül kusur, açgözlülükten doğar,
nerkotik dokudaki kurtlar gibi kemirir.
Cinayet dolu nefret, avının sadist hayalleriyle
aklı yoğunlaştırır."
"Bazen mevcut dramların detaylarında boğulurken dönüm noktalarını kaçırırız."
"Tesadüflere inanmam. Ben plancıyım, yavaş ve sistematik, hiçbir şeyi şansa bırakmam. Geleceği kılı kırk yararak detaylıca haritalandırırım. Bu zaman ve sabır ister."
"Hiçbir kilit ruhumu işkenceden koruyamazdı. Geçmişimle yüzleşmek için geri dönmüştüm ve dava yeni başlıyordu."
"Hayat, mutlu son ihtimaliyle alay eder."
"Bir zamanlar seni esir alan bir nesneyi artık istememek çok tatlıydı."
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder