Harika bir serinin muazzam sonu! Nick ve Gin, seriyi dünyanın yeraltı dünyasına götürüyor. Savaş bitmiş olabilir ama ahlaksızlar hâlâ iş başında. Gin kaçırılan genç bir kadını ararken, bambaşka bir dünyaya rastlar. Köle tüccarları, silah kaçakçıları, uyuşturucu baronları... Paranın konuştuğu, geri kalan herkesin öldüğü bir dünya.
Foley bizi Nick ve Gin ile İngiltere'den Fransa'ya, oradan Akdeniz'e götürüyor.
Serideki diğer çiftler gibi bu ikili de harikaydı. Gin'in güçlü iradesi ve tutkusu ile Nick'in bir yere ait olma özlemi sonunda onları bir araya getirir.
Sonu ise tüm ajanların bir arada gördüğümüz seriye muhteşem bir veda... Hüzünlenmedim desem yalan olur. Yedi kitaplı bir seri... Ajanların hepsini özleyeceğim.
Son olarak bu seride sadece üçüncü kitap Küllerinden Doğan'ı pek beğenmemiştim.
ALINTI
"Tarikat'ın zindanından dikkatle kurtardığı o düşünceli, öfkeli paralı askerden çok farklıydı artık. Ama o zaman, Gin'e göre, kendisi de farklıydı. Her durumu kontrol altında tutmaya o kadar kararlı değildi. Zaten böyle yaşamak çok yorucuydu. İnsan kendini bırakabildiğinde hayat çok daha huzurlu ve kolaydı."
"Güvende olsan iyi olur," diye ekledi ve yanağını okşarken durakladı. "Çünkü sensiz yaşayamayacakmışım gibi görünmeye başladı."
Ona gülümsedi. "Gerçekten mi? Bu hâlâ Amerika'ya gitmeyi planlamadığın anlamına mı geliyor?"
"Oh, sanırım seninle hayat benim için yeterince vahşi," diye fısıldadı.
"Böylesine baş döndürücü bir mutluluk ancak acıya yol açabilirdi. Ama kendini durduramadı. Artık çok geçti. Kumarı oynamaya çoktan karar vermişti. "
"Af dilemek izin istemekten daha kolaydır. "
"Ah, doğru. Unutmuşum. Beyni ve kendine ait bir amacı olan bir dişi bulmak güçlü cinsi her zaman şaşırtmıştır."
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder