AHMET ÜMİT
Everest Yayınları
288 Syf
3/5
Herkese merhaba.
Hastalıktır, motiftir derken bir türlü bitiremediğim Kar Kokusu kitabı ile geldim.
(Bu sene her okuduğum kitaptan sonra bir motif örmeye karar verdim. Verdim de bir türlü yaptığım modeller içime sinmedi. Sonunda karar verdim ama motifle uğraşayım derken de kitap okuyamadım.)
Türkiye'deki askeri yönetimi döneminde eğitim için Moskova'ya giden TKP üyelerinden olan Mehmet, karlar içerisinde öldürülür. Mehmet'i öğretmenlerden biri olan ve Türkleri çok seven Lenoid bulur. Cinayet hem Rus polisleri hem de konfederasyon üyeleri tarafından araştırma başlatılır. Sorgular, iç hesaplaşmalar, hayatın anlamı, gerçekler ve uluslararası devrimci hareketi...
Askeri diktatörlüğün istihbaratından kaçan yoldaşlar, içlerinden birilerinin öldürülmesiyle burada da güvende olmadığını düşünmeye başlarlar. Aralarında muhbir mi var yoksa iç hesaplaşma mı?
Açıkçası beklediğim tarzda bir polisiye çıkmadı Kar Kokusu. Durağan bir kitap. Daha çok devrimci hareketinden bahsetmiş yazar. Ayrıca arka kapak yazsında yazdığı gibi yarı otobiyografik bir roman.
Katili merak etmedim değil. Sonlara doğru heyecanla da okudum ama açıkçası katil beni pek tatmin etmedi.
Maalesef benim için ortalama bir okuma oldu.
Dipnot: Kar Kokusu, farklı baskıları da bulunmaktadır. Yapı Kredi Yayınları, Doğan Kitap.
ALINTI
"Bir kadını artık sevmeyebilirsin ama çocukluğunun geçtiği kentin senin için başka bir anlamı olmalı. Orası kişiliğimizle, kimliğimizle ilgili şifreler taşıyan bir yer. Yaşadığın, yaşayacağın bir sürü olayın ipuçları oradaki sokaklarda, binaların içinde saklı. İster farkında ol, ister olma, böyle bu. Ve bizi büyüten kent, artık bizi duygulandıramıyorsa, çoktan boku yemişiz demektir."
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
"Bir zamanlar bana dünyanın en büyülü manzarasıymış gibi görünen Moskova'nın karlar altındaki silueti bugün nasıl boğucu, sıkıcı geliyor, anlatamam. Ama normal bu. İnsan yaşlandıkça duyguları da deği şir. Nasıl ki bir zamanlar deli gibi aşık olduğun bir kadın gün gelir seni heyecanlandırmazsa, hatta onu gördüğünde arkanı dönüp kaçmak için fırsat kollarsan, zamanla doğduğun kent de senin için yabancılaşır, bir anlam ifade etmez olur. Orada yaşadığın en tatlı anılar, bir sürü ıvır zıvır günlük olayın kala balığı altında ezilir, yok olur. Eğer bunun için canını sıkıyorsan, aptalın birisin derim sana."
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
"Ölmek için kötü bir zaman," diye mırıldandı. "Düşlerinin ülkesinde öldürülmek ise ayrı bir talihsizlik."
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
"Kar kokusunun farkına varmayan Moskovalı mı olurmuş!" Ama sonra kanıksadığından mıdır, unuttuğundan mıdır, yaşamın ağırlığından mıdır bilinmez, duymaz olmuştu, insanı serin, yumuşacık dinginliğiyle saran o belli belirsiz kokuyu.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder