1 Temmuz 2026 Çarşamba

George'un Annesi


STEPHEN CRANE

George's Mother
İş Bankası Kültür Yayınları
96 Syf
3/4


Herkese merhaba.
Haziran ayının son kitabıydı George'un Annesi. Kütüphanede kapağı ilgimi çekip aldığım, yazar hakkında çok fazla fikrim olmadığı sadece Canavar kitabını bildiğim ve bir kaç saatte okuduğum kitap olur kendileri.


Ana karakterimiz George Kelcey, annesi ile yaşamaktadır. George'un genel olarak gündelik hayatı anlatılmaktadır. Olaylar o dönemde suç ve yozlaşma ile anılan Bowery bölgesinde geçmektedir. 
George, arafta kalmış bir karakter. Bir tarafı alkole gece hayatına diğer tarafı ise kiliseye meğilli. Anneciği ise bu durum ile mücadele etmektedir. George için endişelenmektedir. George her ne kadar annesini umursamaz görünse de ona çok kıymet vermektedir.
George ile yaşlı annesi yazarın Sokak Kızı Maggie kitabındaki Johnson'larla (arka kapak yazısından öğrendim) aynı binada yaşamaktadır. İki kitabın karakterleri bu kitapla yolları kesişmiş.
Aslında anne oğlun ilişkileri sevgi dolu. Ama işte George'un bağımsız ve özgür bir hayat düşlemesi ona göre davranması annesinin sürekli merak etmesine neden oluyor.

Ahh o nasıl bir sondu. Çok etkiledi beni. Böyle bir son beklemiyordum. 
Akıcı, yalın bir anlatımı var. George'un annesini okumak keyif aldım. Yazarın Sokak Kızı Maggie kitabını okumayı planlıyorum.

ALINTI
Fiziksel olarak zarar görmemişti ama duyguları tarifi olmayan bir biçimde incinmişti.

"Senle ne yapacam hiç bilemiyom," dedi. "İstediğim hiçbi' şeyi yapmıyosun. Söylediğim hiçbi' şeye azıcık olsun dikkat etmiyosun. Beni bi' sinek kadar bile umursamıyorsun. Ne yapacağım ben senle?"

"Ölü ruhlar dünyasının görkemi onu neşelendiriyordu. Mevcut dünyanın gençliği ve uçarılığı karşısında ise hüzünleniyordu..."

"Burnunun dibinde dönen koca dünyayı gözlemlemeye başlamıştı. Onu karmaşası içine hapseden bu şehre derin bir merak duyuyordu. Bu şehir akıl almaz bir muammaydı. Baştan çıkarıcı bir renk cümbüşüydü. Onu tamamen kavramaya, en büyük mucizelerini, en muazzam yaşam ve günah manzaralarını anlayarak ilerlemeye özlem duyuyordu."








Fortuna Favet Fortibus



İBRAHİM TAPDIK

40 Kitap Yayınevi
133 Syf
3/5


Herkese merhaba. İsmiyle, konusuyla ilgimi çeken kitap Fortuna Favet Fortibus ile geldim. Kitabın ismi Latince. "Şans cesurlardan yanadır." veya "Kader cesurlara yardım eder." gibi anlamlara geliyormuş. Fortuna, Roma mitolojisinde şans ve talih tanrıçasıymış bu arada. 

Kitabın konusuna gelecek olursam; Karl ve Leo Xenteria Kabilesi'nde yaşayan iki yakın dosttur. Bir yaz günü kabile kurt sürüsünün saldırısına uğrar. Bu kurtlar bildiğimiz kurtlar gibi değildir. Savaşma eğitimli kurtlardır. Askerler durdurmakta zorlanırlar. Leo ve Karl askerlere yardıma gider. Cesaretleri ve becerileri Büyük Şef tarafından takdir edilir. 
Xenteria Kabilesi, verimli topraklara sahiptir. Herkesin de bu topraklarda gözü vardır. Maalesef kabilenin askerî gücü zayıftır. En büyük düşmanları olan Xen Kabilesi ise askerî güce sahiptir. 
Saldırıyı Xen Kabilesi tarafından yapıldığı düşünülmektedir. Büyük Şef bundan dolayı Leo ve Karl'ı casus olarak görevlendirir. 
Macera düşkünü olan bu iki dost hiç beklenmedikleri olaylarla karşılaşacaklardır. 

Leo ve Karl'ın yolculuğu öyle bir yolculuktu ki dostluklarının, inançlarının sınandığı, ihaneti, savaşı, esareti gördükleri, kendi iç dünyalarıyla savaştıkları ve her bir kararın ne kadar önemli olduğu bir yolculuk. 
Anlatıma bayıldım. Masalımsıydı. Beni o dünyaya alıp götürdü. Kitap içersindeki çizimler de çok güzeldi. 
Ufak bir eleştirim olabilir. Bazı duygular daha hissedilebilir olabilirdi. 
Ayrıca bizi iki son bekliyordu. İkincisini hiç sevmedim. 
Farklı bir okuma yapmak isteyenlere göre bir kitap Fortuna Favet Fortibus. Tavsiye ederim. 

ALINTI
"Ben bizim kabilede yaşayan bir ihtiyardan bir keresinde şöyle bir söz duymuştum: 'Düzenim bozulur, hayatımın altı üstüne gelir diye endişe etme. Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden daha iyi olmayacağını.' Ümitsiz durumlar yoktur, ümitsiz insanlar vardır dostum."



Ölümsüz Ölüm (In Death #3)


NORA ROBERTS

In Death Serisi #3
Immortal in Death
Epsilon Yayınları
336 Syf
4,5




Herkese merhaba. 
Yine muhteşem bir Eve Dallas kitabı ile geldim. 

İlk önce Eve'nin muhbiri yüzü parçalanmış şekilde öldürülür. Daha sonra ünlü model Pandora öldürülür. Eve bu cinayette çok zor durumda kalır. Pandora'nın cinayetindeki tüm deliller Eve'nin en yakın arkadaşı Mavis'i göstermektedir. Eve, Mavis'in katil olmadığına emindir. 
Eve bir yandan olayı çözmeye çalışırken diğer yandan Roarke'ın zorlamasıyla düğün hazırlıklarıyla uğraşır. Kendi düğünü de olsa Eve için mesleği daha ön plandadır. Bu sefer bir de en yakın arkadaşını aklaması gerekmektedir. 
Pandora'dan kimse hoşlanmamaktadır. Herkes katil olabilir. Ayrıca ölümsüzlük adı verilen yaşa dışı bir madde ortalıkta gezmektedir. 

Yine ve yine katili tahmin edemedim. Hiç düşünmediğim biriydi. Baştan sona gizem doluydu. 
Eve düğün hazırlıklarında kendinden bekleneni yaptı. Hiç şaşırtmadı. Roarke bu konuda çok sabırlıydı. 
Mavis'in çok çabuk olanları kabul edip sanki hiç cinayetle suçlanmamış gibi hareket etmesi beni rahatsız etti açıkçası. Eve ondan daha çok endişeliydi.
Eve'nin geçmişe olan kapı daha çok aralanıyor. Ve bu kapı hiç hoş olmayan, can sıkıcı bir yere açılıyor. 
Düğüne bir gün kalaya kadar çalışan Eve'nin dördüncü kitapta nasıl balayına çıkabilecek merak ediyorum. 

Ölümsüz Ölüm serinin üçüncü kitabıydı. 

ALINTI
"Acı çekiyordu ve ben ona eziyet ediyordum. Ama, bunu yaptım çünkü görevim bunu gerektiriyordu. Benim görevim, av yaralıyken onu yakalamaktır.

"Biliyorsun Dallas, sana güvenirim. Senin ölülere ve masumlara karşı zaafın vardır."

"Krep yemeyecek misin?" "Cehenneme git." Mavis, Roarke'a, "Senin için deli oluyor," dedi. "Sevgisini belli ediş biçimi insanı utandırıyor."

"Saçma bir şey yapmayacaksın değil mi?" Genç kadın elini kurtardı. "Evleniyorum, öyle değil mi? Bundan daha saçma ne olabilir ki?"

"Benim işim var," dedi. "Alışveriş," diye kekeledi. "Gelinlik için." Genç adam gülümseyiverdi. Eve'in bu tür planlar yapması, ilanı aşk gibi bir şeydi.

‎In Death (Eva Dallas)

‎1) Çıplak Ölüm
‎2) Görkemli Ölüm
‎3) Ölümsüz Ölüm
‎4) Mutlu Ölüm
‎5) Büyülü Ölüm
‎6) Kindar Ölüm
‎7) Noel'de Ölüm
‎8) Ölüm Tuzağı
‎9) Ölümüne Sadakat
‎10) Ölüm Tanığı
‎11) Ölüm Yargısı
‎12) Hain Ölüm
‎13) Baştan Çıkaran Ölüm
‎14) Geçmişten Gelen Ölüm
‎15) Masum Ölüm
‎16) Portredeki Ölüm
‎17) Taklit Ölüm
‎18) Çifte Ölüm
‎19) Kör Ölüm
‎20) Gölge Ölüm
‎21) Origin in Death
‎22) Memory in Death
‎23) Born in Death
‎24) Innocent in Death
‎25) Creation in Death
‎26) Strangers in Death
‎27) Salvation in Death
‎28) Promises in Death
‎29) Kindred in Death
‎30) Fantasy in Death
‎31) Indulgence in Death
‎32) Treachery in Death
‎33) New York to Dallas
‎34) Celebrity in Death
‎35) Ölüm Sanrısı
‎36) Calculated in Death
‎37) Thankless in Death
‎38) Concealed in Death
‎39) Festive in Death
‎40) Obsession in Death
‎41) Devoted in Death
‎42) Brotherhood in Death
‎43) Apprentice in Death
‎44) Echoes in Death
‎45) Secrets in Death
‎46) Dark in Death
‎47) Leverage in Death
‎48) Connections in Death
‎49) Vendetta in Death
‎50) Golden in Death
‎51) Shadows in Death
‎52) Faithless in Death
‎53) Forgotten in Death
‎54) Abandoned in Death
‎55) Desperation in Death
‎56) Encore in Death
‎57) Payback in Death
‎58) Random in Death
‎59) Passions in Death
‎60) Bonded in Death
‎61) Framed in Death
‎62) Stolen in Death
‎63) Fury in Death
‎64) Perfect in Death


19 Haziran 2026 Cuma

Mayıs Ayında Okuduklarım



Herkese merhaba. Geç de olsa Mayıs ayında okuduğum kitaplar ile geldim. 5 kitap okudum. Layla hayal kırıklığı oldu. Pembe Evdeki Ölü ve Görkemli Ölüm favorim oldu. 
Inferno Club Serisi bitti bu arada.

3) Görkemli Ölüm (4,5)
5) Layla (3)

Bu ayki motiflerimde bu şekilde.

Av Kapanı


NİLÜFER AL

Doğan Yayınları
175 Syf
3/5

Herkese merhaba. Ayın ilk kitabı Av Kapanı ile geldim. 

Sara'nın nişanlısı Mert'in av alanında "kaza" sonucunda ölmesi ile başlıyor karanlık olaylar. Sara, kısa bir süre sonra sürpriz bir telefon alır. Telefon ihbar niteliğindedir. Mert'in kaza ile ölmediğini, hatta katilin ağabeyi Doruk olduğunu söyler. Sara bunun şokunu yaşarken Doruk da ortadan kaybolur. 
Aradan dört yıl geçmesine rağmen Doruk'tan hiçbir haber yoktur. Sara, Komiser Yardımcısı Neşe ile tanışmasıyla ondan yardım ister. Ağabeyinin bulunması ve gerçeklerin ortaya çıkması. 
İkili Doruk'u bulmak ümidiyle köy evine gider. Karşılarına hiç beklemedikleri biri çıkar. Doruk ile Sara'nın çocukluk arkadaşı Avcı lakaplı Pars. 
Bu küçük köy evinde büyük bir hesaplaşma başlar. Tüm karanlık sırlar tek tek ortaya çıkar. Gerçeğe en çok yaklaşan ise Alp'tir. 

Öncelikle atmosfer hoşuma gitti. Issız bir köy evi, dışarıda yağan şiddetli yağmur ve silah sesleri. 
Hikâye ağır ilerliyor. Karşımıza çok fazla aksiyon çıkmıyor. Onun dışında karanlık sırlar ve bir sürü soru işareti karşılıyor bizi. Ufak tefek dönüm noktası da cabası. Bazı yerler benim için şaşırtıcıysı. 
Karakterler hoşuma gitti. Verdikleri tepkilerin bize aktarımı gayet iyiydi. Onlarla aynı şeyleri yaşıyor ve hissediyorsunuz. 
Son ise olması gerektiği gibiydi. Tatmin ediciydi. 
Av Kapanı'nı yazarın gelini Cemre Hanımefendi sayesinde okumuş oldum. İyiki de okumuşum. Beni bu kitapla tanıştırdığı için teşekkür ederim. 

Polisiye severlerin şans verip okuması gerektiği bir kitap. 

ALINTI
"Kaybetmek, sevginin bir sınırı olduğunu değil, onun sonsuzluğunu öğretir. Unutma, sevgi yalnızca sahip olmak değildir. Sevginin değerini ve derinliğini anlama yolcuğunun başlangıcıdır."

"Sevgi, evrende nereye baktığınla ilintilidir. Yeraltında da, yerüstünde de."

"Kin intikamı, intikam da kanı doğurur."

"Algıların canavarlaştığı, dümenlerin cirit attığı ilişkiler yumağında kim kime inanır ki?"

"Demek ki sevginin de bir son kullanma tarihi varmış. Kan akışı durunca dokunun ölmesi gibi. Sonra o uzuv kangren nedeniyle mecburen kesiliyor. Yaşamak için..."

"Ancak ölüler hata yapmaz. Hatanı ödül olarak gör ve düzeltebildiğin kadar düzelt. Çünkü artık seni doğrudan kimse koparamaz."


Mezopotamya'da Cinayet


AGATHA CHRISTIE

Hercule Poirot #14
Murder in Mesopotamia
Altın Kitap
285 Syf
4/5



Herkese merhaba. Keyifli bir Agatha Christie kitabıyla geldim. Hem de Hercule Poirot'lu. 

Hemşire Amy Leatheran, Doktor Reilly'nin ısrarı üzerine son işinde yaşadığı olayı kaleme dökmesini ister. Ve Hemşire Amy yazmaya başlar. 
Hemşire Amy'nin son işi Irak'ın Hassanieh'deki bir kazı alanına gider. Görevi ise ekibin başında olan ünlü arkeolog Doktor Leidner'ın güzel eşi Louise ile ilgilenmektedir. 
Louise, sanrılarından dolayı sinirleri yıpranmış durumda. Birilerinden korkmaktadır. Kimden ve neden korktuğu bilinmemektedir. 
Louise bir gün odasında ölü bulunur. Geçmişi gizemli olan kadını kim öldürmüş olabilir? Kazı ekibinden mi yoksa geçmişimden biri mi? 
Herkes şüphelidir ve biraz da karışık bir vakadır. Şans eseri Hercule Poirot Suriye'dedir. Bağdat'a gitmek için Hassanieh'ten geçecektir. Ondan yardım isterler. Hemşire Amy ile Hercule Poirot katili bulmak için elinden geleni yaparlar. 

Hikayenin iyi bir ortamı ve iyi bir karakter kadrosu vardı. Gizemli ve heyecanlıydı. Son ise pek tatmin edici değildi maalesef 🥺 Tahmin de edebildim. Ancaaak... tatmin edici olmayan sonuca gıden yol iyiydi ve oldukça keyifliydi. 
Hercule Poirot her zamanki gibi gri hücreleri iş başındaydı. Hemşire Amy'i de çok sevdim. 

ALINTI
"Bu gerçekten sıradışı bir cinayet. İnsan sık sık böy­ le olaylarla karşılaşmıyor. Aslında temelde cinayet iğrenç ve basit bir olaydır... Gelgelelim bu sıradışı bir cinayet... Doktor Leidner, sanırım karınız da sıradışı bir kadındı."

"Cinayet bir alışkanlıktır..."

"Artık Poirot'ya alışmıştım ve ona doktor, kendime de hemşiresi gözüyle bakıyordum. Sonuçta bu bir operasyondu ve o da operatör­ dü. Bu yüzden hemşiresi olarak gidip Belçikalının mendilini aramak bana normal gelmişti. Belki bunu söylemem tuhaf ama bir şekilde bundan hoşlanmaya bile başlamıştım."

"Bir insanın dudakları arasın­dan yalanlar dökülürken gözleri gerçeği anlatabilir."

"İnsanlar bazen köpeklere benzerler. Bir şeyi ne kadar derine gömerseniz gömün yine de bulup çıkarırlar."

Hayali Evlilik Gerçek Aşk (The Rokesbys #2)


JULIA QUINN

The Rokesbys Serisi #2
The Girl with the Make-Believe Husband
Epsilon Yayınları
358 Syf
3,5

Herkese merhaba. 
Bu ayki historical romans kitabım The Rokesbys Serisi'nin ikinci kitabı Hayali Evlilik Gerçek Aşk. 

Cecilia Harcourt, Kolonilerde savaşta olan kardeşi Thomas'ın cephede yaralandığına dair mektup alır. O sırada babası da vefat eder. Ailesinden tek kardeşi kalmıştır. Cecilia'nın bir karar vermesi gerekir. Ya hiç evlenmemiş yaşlı teyzesinin yanına gidecek ya sinsi kuzeniyle evlenecek ya da... Üçüncü seçeneğe karar verir. Kardeşini bulup iyileştirmek için Atlantik'i aşıp New York'a gider. Ama araştımaları sonucunda karşısına kardeşi yerine, kardeşinin silah arkadaşı Edward Rokesby'yi çıkar. 
Edward, ağır yaralı ve bakıma muhtaç bir hahaldedir. Bilinci yerinde değildir. Cecilia, hem kardeşini bulabilmek hem de Edward'a yardım edebilmek için onun eşi olduğunu söyler. 
Edward kendine geldiğinde kafası hayli karışıktır. Bazı şeyleri hatırlamamaktadır. Özellikle de Cecilia ile evlendiğini. Ama onun karısı olduğunu kanıksamaz. Çünkü onu mektuplardan tanımaktadır. 

Öncelikle bölüm başlarındaki mektuplara bayıldım. Çok naif ve hoştu. 
Julia Quinn'in kitapları benim için iki gruba ayrılıyor. Birinci grup gayet akıcı, espirili ve romantizm dolu, ikinci grup ise durağan ilerleyen, romantizmin az olduğu kitaplar. Bu kitap ikinci gruba giriyor. Kitabın yaklaşık üçte biri durağan ilerledi. Edward'ın kendine gelmesi, iyileşme süreci ve asıl merak ettiğim Thomas için pek bir adım atılmaması. Karakterleri sevdim. İkisinin de derinliği vardı. Ama işte tempo ve olay örgüsü yetersizdi. İkinci yarısı daha iyiydi. Edward'ın hafızası yerine geliyor, Thomas'ın gizemi çözülüyor. Son ise güzeldi. Üçüncü kitabı hemen okumak istiyorsunuz. Kardeşlerden Andrew en merak ettiğim bu arada. 

Elizabeth Hoyt ve Gaelen Foley'den sonra bu kitabı okumaktan biraz çekiniyordum açıkçası. Aksiyon ve gizemin bol olduğu historical romansdan sonra naif bir aşk hikâyesi -eksikleri rağmen- hoşuma gitti. 

Yayınevinin özensiz baskısını da söylemezsem olmazdı. Hem çeviri hem de edisyon pek iyi değildi. 

The Rokesbys Serisi
1) Eşsiz Bayan Bridgerton
2) Hayali Evlilik Gerçek Aşk
3) Öteki Bayan Bridgerton
4) Zoraki Evlilik Gerçek Aşk


ALINTI
"Savaşta olduğumuzu anlamak için ille de önümüzün savaş meydanı olmasına gerek yok, sokakta savaş meydanından çok daha fazlası var."

"Yapabileceklerini değiştir ve yapamayacaklarını kabul et."

"Yüzünü onun yüzüne doğru eğdi ve gözlerindeki bakışın sonsuza dek peşini bırakmayacağını biliyordu. Bu üzüntü değildi, korku da değildi. Çok daha kötü bir şeydi... boyun eğmeydi, bir anlamda her şeyden feragat etmekti, sanki kendi içine bakmış ve orada koca bir delik bulmuş gibiydi."

"Zararsız, mutluluk veren normal bir şey olacak. Ve mutluluk veren, zararsız ve normal olanı ne kadar arzuladığım hakkında bir fikrin var mı? 

"Bu mektup ikiniz için. Birbirinize sahip olduğunuza çok sevindim. Yükler paylaşılabildiğinde dünya daha nazik ve katlanılabilir bir yer oluyor."
Cecilia Harcourt'tan Thomas Harcourt ve Edward Rokesby'ye 


George'un Annesi

STEPHEN CRANE George's Mother İş Bankası Kültür Yayınları 96 Syf 3/4 Herkese merhaba. Haziran ayının son kitabıydı George...