2 Mayıs 2026 Cumartesi

Nisan Ayında Okuduklarım


Herkese merhaba. Nisan ayında okuduğum kitaplar ile geldim. 5 kitap okudum. Favori kitabım In Death Serisi'nin ilk kitabı Çıplak Ölüm. Bu ayda seriye devam edeceğim. 
Neler okuduğuma geçmeden Mayıs ayında okumayı planladığım kitaplar neler onlardan bahsetmek istiyorum. 

1) Pembe Evdeki Ölü. Agatha Christie okumayı çok seviyorum. Kendisi en çok kitabını okuduğum yazar. Hoş o kadar çok ki kitabı bu çok normal. Christie'den okuduğum 40. kitap olacak. Şuan okuyorum ve keyifli ilerliyor. Tommy & Tuppence Serisi'nin dördüncü kitabı. 
2) Artık Rol Yapmıyorum. Vi Keeland ve Penelope Ward ikilisini seviyorum. Büyük ihtimal keyif alacağım bir okuma olacak. 
3) Mavi Ay. Bazen aksilik olsa da Anita Blake, Vampir Hunter Serisi'ni okumaya devam ediyorum. Bu ay sırada sekizinci kitapta. 
4) Görkemli Ölüm. İlk kitaba bayılmıştım. In Death Serisi'ne ikinci kitapla devam.
5) Layla. Colleen Hover'dan okuyacağım üçüncü kitap olacak. Çirkin Aşk'ı iki kere okumuştum. Verity'e bayılmıştım. 
6) The Secrets of a Scoundrel. Inferno Club Serisi'ne bu kitapla veda edeceğim. Ajanları büyük ihtimalle özleyeceğim 🥺

Nisan ayında okuduklarıma geçebiliriz:


Motiflerim de bunlar ⬇️

Dipnot: 6 tane olmasının nedeni dinî kitaplarda okumam. Bir tane bitmişti. Hakikat Kitapevi'nden çıkan Menakıb-ı Cihar Yar-i Güzin.

30 Nisan 2026 Perşembe

Kahramanlar Yükseldiğinde (Anti Kahramanların Aşk Düeti #2)


GIANA DARLING

Anti Kahramanların Aşk Düeti
When Vilains Rise - Anti-Herves in Love
Lapis Yayınları
352 Syf
3,5


Herkese merhaba. 
Etkinlik için başlayıp etkinlik tarihine yetiştiremediğim Anti Kahramanların Aşk Düeti Serisi'nin ikinci kitabı Kahramanlar Yükseldiğinde kitabını sonunda bitirdim. 

İlk kitap heyecanlı bir yerde bitmişti. Elena ve Dante'yi uçakta bırakmıştık. İtalya'ya kaçan ikili başka Capolar ile yüzleşir, biraz ortalığı karıştırıp Amerika'ya geri dönerler. Burada da işler karşıktı. Dante, hala aklanmadı. Elena da, onu kurtarmak için her şeyi kafasına koymuş durumda. 
İkilinin aşkları daha da alevlenir. Elena kendi ile barışır ve başka bir Elena olur. Dante'de güç savaşının içerisinde kalır ve bu sefer Elena'yı da koruması gerekmektedir. 

Nerdeyse ilk 100 sayfası smuttu. Normalde beni rahatsız etmez ama bu kitapta hoşlanmadım. Ben daha çok aksiyon bekliyordum. Gereksiz buldum. 
İtalya'da daha çok bölüm okumak isterdim. Oradaki aksiyon bölümleri hoşuma gitti. 
İkilinin birbirine olan aşkı, yaklaşımları hoşuma gitti. 
Bazı bölümlerde çok duygulandım. Özellikle de son bölümde gözlerim dolu dolu oldu. 
Smut sahnelerin fazla olmasını dışında güzeldi. 

ALINTI
"İnsanlar bizi izliyordu. Gözlerini iğne uçları gibi cildimde hissedebiliyordum. Be sevgiyi toplum içinde sergileyen biri değildim ama Dante'den önce pek çok şey yapan biri de değildim.
Bu yüzden içimde oluşan dürtüye teslim oldum ve onu öptüm."

"Artık duvarlarım çatlamıştı ve her şey içeriye sızıyordu; şiddet ve kaos, hayatın her yönünü daha da arttıran ölüm tehdidi.
Kendimi tanımaya başlıyordum ve bundan korkutucu olan bir şey vardı.
Yatağınızın altında gizlendiğini her zaman bildiğiniz canavarlar tanışmak gibiydi.
Tamamen zarafet ve incelikten oluşmuyordum.
Eğer bir deniz kabuğu olsaydım, içimde o küçücük inciyi barındırırdım ama etrafı kum ve toprak yığınlarıyla çevrili olacaktı.
Düşündüğümden daha aşağılıktım."

"Senden önce boş ve soğuktum, en derin zindanda kilitli bir odadaydım. Artık yeniden nefes alabiliyorum, yeniden hissedebiliyorum, yeniden yanabiliyorum. Bana sevilmeye değer olduğumu kanıtladın ve hayatımın geri kalanını senin tanıdığım en iyi adam olduğunu sana kanıtlayarak geçirmek istiyorum. Sen bana sonsuz kalbinle güvenerek doğru kararı verdin."

"Kim bu aşka karşı çıkarsa acı çeker ve sonra ölür."

"Bağışlamanın siz istediğiniz anda ortaya çıkabilecek bir şey olup olmadığını bilmiyordum."

"İçimde buz kalmamıştı.
Duvar da yoktu.
Çünkü kalbimi benden daha iyi koruyacak mafyam vardı."

"Ağlamak, vücudun kelimelerle anlatılamayacak kadar büyük duyguları ifade etme yoludur."

"Tu si l'azzurro dò mare sı duci e si amar," dedim ona. Deniz gibisin, tatlı ve tuzlu. "Bir denizci fırtına var diye denizi terk etmez ve okyanusun ruh halini kıskanmaz. Senden vazgeçmeye hiç niyetim yok, Elena. Senin her parçan benim gözümde çok değerli ve büyüleyici. Eğer bu sona ererse, bunun nedeni senin bunu bitirmeyi seçmen ve benim seni geri kazanmak için savaşmama izin vermemem olacak."

"Elena'yı kaybetmek istemiyordum.
Hem de bir hiç uğruna.
Kahrolası krallığım ve yığınla banknotum için değil.
Onurum, ailem ve İtalyan ideallerim için değil.
O başkaydı.
Bana aitti.
Sonsuza kadar."

"Onu sevmek her şeyin sonu değildi.
Kitaplarda ve filmlerde hep böyle olması da oldukça komikti.
Onu sevmek sadece başlangıçtı.
Bir bakıma benim ölümümdü.
Önceki kadın soğuk, hesapçı ve inatçı bir yapıya sahipti. Hem karmaşık bir hayatı hem de özenle inşa edilmiş kişiliği olan avukat, New York'ta yerin altı metre altına gömülüydü.
Bir erkeğin tutuşturduğu ateşin küllerinden doğan bu yeni varlık, Atlantik Okyanusu'nun ortasında bir uçakta yeniden doğmuştu."



28 Nisan 2026 Salı

Kusursuz Katil (David Slaton#1)


WARD LARSEN

David Slaton Serisi #1
The Perfect Assassin
Agapi Yayınları
480 Syf
4/5

Herkese merhaba. 
Dokuz kitaplık bir serinin ilk kitabı Kusursuz Katil. Maalesef bizde sadece ilk kitabın çevirisi var. 

Amerikalı genç Doktor Christine Palmer, Windsom adında teknesiyle Atlantik Okyanusu'nda tek başına açılmıştır. Sorunsuz bir şekilde yok alırken şalırtıcı bir keşif yapar. Soğuk sularda hayatta kalan genç bir adamı ölümden kurtarır. Sağ kurtulan kazazede hiç de göründüğün gibi değildir. Christine teknesiyle birlikte alıkonulur ve rota İngiltere'ye doğru oluşturulur. 
David Slaton, bir Kidon'dur. İyi eğitimli, çok tehlikeli Mossad'ın suikatçısı. Batan gemiden kurtuldu ama onun için tehlike devam etmektedir. Zamana karşı yarışmak zorunda kalan David, sırlarla yüzleşecek. 

Kusursuz Katil,serinin ilk kitabı olarak fena değildi. Çok fazla karakter var. Ama daha sonra alışıyorsunuz. 
Bazı gerçek dışı olaylar var ama göze batmıyor. Aksiyon ve gizem hiç bitmiyor. Bunun yanı sıra işlenen cinayetler de var. 
Kitap ayrıca uluslararası entrikalarla dolu. Scotland Yard müfettişleri, Amerkalı doktor, Mossad Ajanları, Güney Afrika donanması.. Uluslararası olunca olaylar da farklı coğrafyalarda geçiyor. 
Unutmadan bu kadar aksiyona ve entrika arasında aşk da var. 
İçimden pek bir şey yazmak gelmiyor aslında. Üstü üste okullarda gerçekleşen silahlı saldırı olayları derinden etkiledi beni. İnşallah bir daha yaşanmaz. 

ALINTI
"Her şeyi, David'i yargılamadan, kötülemeden anlatmalıydı, çünkü onun bütün yaptıklarının mantıklı bir açıklaması vardı. Ve o, sadece gördükleri bu adam değildi, daha fazlasıydı, Christine bundan emindi. Emindi, çünkü fazlasını görmüştü hatta gördüğüne aşık olmuştu. Ama yine de David'in içindeki diğer adamında bilincindeydi. O adam, hayaletleriyle, şeytanlarıyla savaşıyordu ve Christine onun yalnız başına savaşmasına izin vermeyecekti."

"Christine... Bunun için üzgünüm. Bana birini hatırlattın."
"Aslında, ben de dürüstçe söyleyebilirim ki, sen bana daha tanıdığım hiç kimseyi hatırlatmadın."

Yanmış Kurban (Anita Blake, Vampir Hunter #7)



LAURELL K. HAMILTON

Burnt Offerings
Artemis Yayınları
528 Syf
4/5

Herkese merhaba. Ayın ilk kitabı Anita Blake, Vampir Hunter Serisi'nin 7.si Yanmış Kurban. 

Seri ilerledikçe olaylar daha mı sertleşir? Anita kurt adamlarla uğraşırken şimdi de leoparadamların başı dertte. Ayrıca şehirde tuhaf yangınlar çıkmakta. Ateşböceği mi yoksa başka bir şey mi belli değil. 
Bunların dışında şehre Vampir Konseyi gelmiştir. Bunlar tam bir sadist. Cinayetler, tecavüzler. Jean-Claude ile Anita hedef tahtasında. Tüm şehir tehlike altında. 
Anita daha da bana susamış durumda. Ayrıca yeni yeni güçlerini keşfetme yolunda. 

Bu kitapta sürpriz karakterlerle tanışıyoruz. Hepsi birbirinden tuhaf ve güçlü. Ayrıca iğrenç. Gezgin, Padma, Fermando, Yvette, Asher, Nathaniel... Bunlar iz bırakanlar. 
Uzun bir kitaptı. Bu kadar uzun olmalı mıydı tartışılır. Yeni karakterler ilginçti. Mizah anlayışları güzeldi. Ama yaptıkları iğrençti. 
Sonlara doğru soluksuz okudum. Çok heyecanlıydı. Bazı sahneler unutulmazdı. Özellikle Konsey'in düzenlediği yemek ile Anita Nathaniel sahneleri. (Pek hoş değildi. Hatta mide kaldırmayan sahneler.) 
Anita gün geçtikçe güç kazanıyor. Yeni yeni lakaplar ediniyor. Biraz her şeyi Anita'nın yapması ve başarması tuhaf olsa da hoşuma gitti. 
Boş binaları yakıp yıkan pirokinetik psikopat, Vampir Konseyi'nin cinsel sadist üyeleri ve Anita'nın leoparların koruyucusu rolüne bürünmesiyle dolu olan Yanmış Kurban güzeldi. 
Unutuyordum Anita'nın aşk hayatın. Her ne kadar Jean-Claude ile birlikte olsa da Richard' dan etkilenmeye devam ediyor. Aaa bir de Asher'ı merak ediyorum. 

Dipnot: Yetişkin okurlara tavsiye edilir. Bu kitaptan sonra tahminen seks daha ön planda olacak. 

ALINTI
"O ne kadar hoş olursa olsun, bir yürüyen ölü. Bu gerçeği bana net bir şekilde hatırlatan, kan içmek ya da vücut ısısının aniden düşmesi gibi konulardan uzak duruyorum. Jean-Claude kesinlikle libidomun ve bedenimin anahtarını elinde tutuyor... Ya kalbim? Bir yürüyen ölü, kalbimin anahtarına sahip olabilir mi? Hayır. Belki. Evet. Üf nereden bilebilirim ki?

"Her zaman böyle tartışırlar mı?" diye sordum. "Oui," dedi Jean-Claude. Neredeyse sonsuz hayat, korkutucu bir güç... Ve hepsi mızmızlanıp duruyordu. Hayal kırıklığına uğramıştım. Çok tipikti.

"Sadece, eğer bize bugün, burada yardım etmezsen, o zaman Konsey'de olmayı layık olmadığını söylüyorum. Sizler lider değilsiniz. Sadece altınızdakilerin korkularıyla beslenen parazitlersiniz. Gerçek liderler kendi insanlarını kurtarabilecekken ölüme terk etmezler."

"Elinde sadece bir çekiç varsa Anita, her problem sana çiviymiş gibi görünmeye başlar."

"Aşk, bedeli en yüksek his değildir, Asher," dedim. Bir adım daha attım ve o geri çekildi. "Bedeli en yüksek olan nefrettir. Çünkü nefret adamın içinden yer ve ölmeden bitirir."


ANITA BLAKE, VAMPİR HUNTER SERİSİ
7) Yanmış Kurban
8) Mavi Ay
9) Karacamdan Kelebek
10) Zincirlenmiş Narkissos
11) Gökmavisi Günahlar
12) Şeytani Düşler
13) Leoparadam Micah
14) Ölümcül Dans
15) Harlequin Ölüm Cezası
16) Karakan
17) Günah Pazarı
18) Flört
19) Kurşun
20) Ölüm Listesi
21) Ölü Öpücük
22) Felaket
23) Jason
24) Ölü Buz
25) Kızıl Ölüm
26) Yılan
27) Beklenmedik Darbe
28) Rafael
29) Smolder
30) Slay



My Notorious Gentalman (Inferno Club #6)


GAELEN FOLEY

Inferno Club Serisi #6
363 Syf
4/5

Herkese merhaba. 
Serinin diğer kitaplarına kıyasla uzun bir okuma olan Inferno Club Serisi'nin altıncı kitabı My Notorious Gentalman ile geldim. 

Şimdi sıra Cehennem Kulübü'nün bir süredir kayıp olan ajanlarından biri olan Lord Trevor Montgomery'de. Trevor, bir önceki kitapta ortaya çıkmıştı. Ayrıca kulüp ifşa olmuş ve tüm ajanlar kahraman olarak ilan edilmişti. 
Trevor, olaylar bittikten sonra ilk işi nişanlısının yanına gitmek olur. Onu kötü bir haber karşılar. Nişanlısı onun öldüğünü düşünüp başka birine söz vermiştir. Bu durumu unutmak isteyen Trevor, Londra'ya geri döner. Ve katıldığı baloda bir rahibin kızı olan Bayan Grace Kenwood ile tanışır. Grace'in babası Rahip Kenwood, Trevor'a yaşadıkları köy olan Thistleton'da Grange adında bir mülkten bahseder. Hiç bir amacı olmayan ve Grace'ten etkilenen Trevor Grange almaya karar verir.
Grace, yardım sever, herkes tarafından sevilen birazcık da evde kalmış güzel genç bir kadın. Trevor köy için iyi olabilecek biri. Arkadaşı için de iyi bir eş adayı. Trevor'dan her ne kadar etkilense de askerle evlenmeyi düşünmemektedir. Ayrıca hangi yakışıklı, soylu tüm sosyete kadınlarının ilgisini çeken bir kahraman, Grace gibi sıradan bir kadından hoşlanabilirdi? 

Öncelikle My Notorious Gentalman, serinin diğer kitaplarından farklı. Artık ajanlık görevleri son bulduğu için daha sakin bir kitap. Sadece son bölümlerde minik bir aksiyon yaşıyoruz. Bu kitabı okurken aklıma Jane Austen geldi. Herkesin birbirini tanıdığı kasaba ortamı, daha sakin bir hayat, sınıf farklılıkları, hissedilen aşk... Ben bu şekilde düşünürken kitabın sonundaki yazar notu bunu destekler gibiydi. Grace'in babasının rahip olmasını, Jane Austen'ın da babasının rahip olması ayrıca Brontë kardeşleri de bunu dahil etmiş onlara bir gönderme, bir saygı duruşu olduğundan bahsetmiş. Bu durum çok hoşuma gitti. 
Başta belirttiğim gibi sakin bir kitaptı. İlk başlarda bu durum hoşuma gitmemişti. Ama daha sonra o Jane Austen hissiyatı, sonlara doğru olan aksiyon ve hiç tahmin edemediğim sürpriz kitabı sevmeme neden oldu. 
Tüm karakterleri de çok sevdim. Grace ve Trevor'u ikilisini uyumlu buldum. 
Kitabın sonundaki sürpriz serinin son kitabında daha ayrıntılı öğreneceğiz. Merak etmiyor değilim. 

ALINTI
"Bu kasabanın uzun zamandır senin gibi birine ihtiyacı vardı, biliyorsun."
Ve uzun zamandır senin gibi birine ihtiyacım vardı, diye düşündü. 
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
"Ve Bayan Grace. O hiç kimseye kızmaz." "Oh, o bana kızar," diye onları temin etti.
"Numara yapmadığına emin misin? Kızgın olduğunu düşünmenizi istediğinde yüzünü buruşturuyor ama aslında öyle değil. Bunun gibi." Kaşlarını çatarak yüzünü buruşturdu. Kardeşi de Grace'i taklit etme çabasına katıldı.
Trevor onlara eğlenerek baktı. "Bunu hatırlayacağım. Ama bana kızdığında bunu kastettiğine eminim. İnanın bana, bunu bir daha riske atmayacağım."
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
"Eşleşmeleri uygun olduğu sürece her erkek her kadına uygun hale getirilebilir."
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
"Oh, mükemmel. Tek gereken buydu. Öfkeli bir Pazar okulu öğretmeni, yüzünde yanlışlıkla yavrularını rahatsız eden bir avcıya saldırmak üzere olan bir anne ayı gibi bir ifadeyle, savaş yolunda ona doğru yürüyordu."
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
"Biriyle tanıştığınızda sanki o kişiyi tüm hayatınız boyunca tanıyormuşsunuz gibi hissetmeniz çok garipti."
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
"Benimle ilgili gizemli hiçbir şey yok, sizi temin ederim."
"Benim ilgimi çeken de tam olarak bu. Sen tam olarak göründüğün gibisin. Bunun ne kadar nadir olduğunu bilmiyor gibisin." 
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
"Kendini büyük bir şakanın parçası gibi hissediyordu. Güldüğünden değil.
Tek bildiği, kimsenin ona acımasını kabul etmesinin mümkün olmadığıydı. Bu yüzden bir pardösü giymiş ve umduğu gibi çok da alaycı olmayan bir gülümsemeyle dünyaya gayet iyi olduğunu göstermeye gelmişti."
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Her şeyin bir mevsimi vardır. 
Öldürme ve iyileştirme zamanı, 
Yıkma zamanı ve inşa etme zamanı. Sevmek ve nefret etmek için bir zaman, Savaş zamanı ve barış zamanı.

The Inferno Club Serisi
6) My Notorious Gentleman
7) The Secrets of a Scoundrel








10 Nisan 2026 Cuma

Çıplak Ölüm (In Death #1)


NORA ROBERTS (J.D. Robb) 

Naked in Death
Epsilon Yayınları
308 Syf
4,5

Herkese merhaba. 
Sonunda Eve Dallas, Roarke ikilisi ile tanıştım. Bir polisiye sever olarak In Death Serisi ile neden bu kadar geç tanıştım hiç anlamış değilim. Utanıyorum kendimden 🫣

New York'da vahşice öldürülen bir kadın cinayeti. Sharon DeBlass lisanslı bir f****. Ve bir senatörün torunu. Sharon, kendi evinde kendi yatağında kanlar içinde çıplak olarak bulunur. Bu cinayet vakasına Teğmen Eve Dallas görevlendirilir. 
Cinayet mahallinde elle tutulur bir kanıt yoktur. Yıllar önce yasaklanan ateşli silahla öldürülmüş, silah da olay yerinde bırakılmıştır. Hiçbir DNA örneğine rastlanmamıştır. Eve'ye cinayetten kısa bir süre sonra bir disk gönderilir. Cinayet anının görüntüleri vardır. Eve onu izlerken bir not dikkatini çeker. ALTIDA BİR. 
Katil her an bir cinayet daha işleyebilir. Eve zamanla yarışıyor. Bu arada şüpheliler arasına bir isim eklenir. İrlandalı milyoner gizemlerle dolu Roarke. İkisinin arasındaki tutku durdurulabilecek gibi değil. İkilinin ilişkisi cinayet vakasını nasıl etkileyecek? Başka cinayet işlenecek mi? Ve en önemli soru katil kim?

Öncelikle ikiliye bayıldım. Tam birbirlerine göre. Roarke'un hayranları kervanına ben de katıldım galiba. Eve ise bugüne kadar okuduğum en güçlü kadın karakterlerden biri oldu. Sadece her şey çok çabuk oldu sanki. İlk kitapta olmasını beklemiyordum açıkçası.
Polisiye, gerilim kısmı gayet iyiydi. Bazı şeyleri tahmin edebildim ama bir şeyi tahmin edemedim. O da iğrençti. 
Uzun soluklu bir seriye daha başladım. Beni neler bekliyor çok merak ediyorum. Tabii Eve, Roarke ikilisini de. Yayınevinin muhteşem yayın politikasına değinmeden geçmek olmaz. Şuan seride 64 kitap var. Bizde ise 20. Sonra 35. kitaba hop bir sıçrama olmuş. Ne kadar enterasan değil mi?

Son olarak bu kitabı tavsiye etmeme gerek yok sanırım. Çünkü neredeyse herkes okumuş gibi görünüyor. Benim gibi bir iki kişi okumayan varsa da hemen bu seriye başlamalarını tavsiye ederim.

ALINTI
 "Görünen manzara hiç hoş değildi. Eve için -aziz veya günahkâr fark etmez- ölüm her zaman kötü bir sondu. Ama gördüğü şey son derece şaşırtıcıydı ve insanda özel olarak hazırlanmış hissi uyandırıyordu."

"Her şeyi en ince ayrıntısına kadar düşünüyorsun, olasılıkları, tuhaflıkları ayrı ayrı değerlendiriyorsun. Hislerinle hareket etmiyorsun. Yine de doğru zamanlamayla senin ayartabileceğimi düşünüyorum. Ama bunun hiç de kolay olmayacağını biliyorum."

"Genetik konusunda yapılan son keşiflere, sahip olduğumuz bunca teknolojiye rağmen hâlâ insan değerlerini ve kusurlarını kontrol edemiyoruz. Hırs ya da ihtirasın insan ruhu için gerekli olduğunu biliyoruz. Bu yüzyıl içinde genetik mühendislik neredeyse kontrolden çıkmak üzereyken öğrendik. Ancak bazen ihtiras çarpık bir hal alabilir. Seks ve şiddet. Bazıları için bu ikisinin birlikteliği doğaldır."

"Biz iki kaybolmuş ruhuz. Bir şeylerden ve kendimizden kaçıyoruz. Düz bir çizgide yaşantımızı sürdürürken, kaderin her ikimiz için de birer eğri oluşturmaya karar vermesine şaşmamak lazım. Karar vereceğimiz bu eğride ne kadar ilerleyeceğimiz."

"Bu tür sırlar insanı kahreder. İçini kemirir ve seni yer bitirir. Seni korkutur, seni suçlu hissettirir. Bunun sır olarak kalmasını isteyenler bu korkuları, utançları ve suçları kullanırlar. Tek çıkış yolu her şeyi anlatmak."

"Roarke, sanki içimde sinsice hareket eden ve direncimin az olduğu zamanlarda üste çıkmak isteyen bir mikrop var. Senin için akıllı bir seçim olduğumu sanmıyorum." "Ben kumar oynamayı severim," dedi Roarke.
"Kaba tavırlara alışık değilim, Teğmen ama görüyorum ki sizin için öyle değil." "Bana eski bir terlik gibi çok iyi uyar."

‎In Death (Eva Dallas)

‎1) Çıplak Ölüm
‎2) Görkemli Ölüm
‎3) Ölümsüz Ölüm
‎4) Mutlu Ölüm
‎5) Büyülü Ölüm
‎6) Kindar Ölüm
‎7) Noel'de Ölüm
‎8) Ölüm Tuzağı
‎9) Ölümüne Sadakat
‎10) Ölüm Tanığı
‎11) Ölüm Yargısı
‎12) Hain Ölüm
‎13) Baştan Çıkaran Ölüm
‎14) Geçmişten Gelen Ölüm
‎15) Masum Ölüm
‎16) Portredeki Ölüm
‎17) Taklit Ölüm
‎18) Çifte Ölüm
‎19) Kör Ölüm
‎20) Gölge Ölüm
‎21) Origin in Death
‎22) Memory in Death
‎23) Born in Death
‎24) Innocent in Death
‎25) Creation in Death
‎26) Strangers in Death
‎27) Salvation in Death
‎28) Promises in Death
‎29) Kindred in Death
‎30) Fantasy in Death
‎31) Indulgence in Death
‎32) Treachery in Death
‎33) New York to Dallas
‎34) Celebrity in Death
‎35) Ölüm Sanrısı
‎36) Calculated in Death
‎37) Thankless in Death
‎38) Concealed in Death
‎39) Festive in Death
‎40) Obsession in Death
‎41) Devoted in Death
‎42) Brotherhood in Death
‎43) Apprentice in Death
‎44) Echoes in Death
‎45) Secrets in Death
‎46) Dark in Death
‎47) Leverage in Death
‎48) Connections in Death
‎49) Vendetta in Death
‎50) Golden in Death
‎51) Shadows in Death
‎52) Faithless in Death
‎53) Forgotten in Death
‎54) Abandoned in Death
‎55) Desperation in Death
‎56) Encore in Death
‎57) Payback in Death
‎58) Random in Death
‎59) Passions in Death
‎60) Bonded in Death
‎61) Framed in Death
‎62) Stolen in Death
‎63) Fury in Death
‎64) Perfect in Death



31 Mart 2026 Salı

Mart Ayında Okuduğum Kitaplar




Herkese merhaba. 
Mart ayında okuduğum dört kitapçık ile geldim. Görüldüğü üzere pek verimli bir ay değildi. 
Neler mi okudum? 

1) Anna O

Dipnot: Bu arada bu sene her okuduğum kitap için bir motif örüyorum. Yıl sonunda battaniye mi olur yoksa çantayla mı kalır göreceğiz. 


OCAK





ŞUBAT

Nisan Ayında Okuduklarım

Herkese merhaba. Nisan ayında okuduğum kitaplar ile geldim. 5 kitap okudum. Favori kitabım In Death Serisi'nin ilk kitabı Çı...