31 Mayıs 2026 Pazar

Layla


COLLEEN HOOVER

Epsilon Yayınları
328 Syf
3/5

Merhabalar. Herkesin bayramını kutluyorum. 

Leeds, bir grupta gitaristtir. Grupla bir düğünde çalmaya gittiğinde, gelinin kız kardeşi Layla'ya aşık olur. İkilinin ilişkileri ilerlerler. Çok da mutlululardır. Bu mutluluk çok uzun sürmez. Önce Layla sonra Leeds vurulur. Leeds de vuran kişiyi öldürür. Layla, uzun tedaviler sonrasında normal hayatına döner. Ama eski Layla değildir. Leeds, onun eskisi gibi ve mutlu olması için bir sürpriz yapar. Tanıştıkları pansiyonda başbaşa vakit geçireceklerdir. 
Pansiyona ayak bastıkları anda tuhaf olaylar başlar. 

Beynimi yakan, sevip sevmemek konusunda kararsız kaldığım bir kitap yazıyorken çok sevmediğime karar verdim. Verity gibi muhteşem bir kitaptan sonra Layla hiç gitmedi. Açıkçası ben daha çok gerilim ve zihnimi yoracak bir gizem bekliyordum. Kitap bittiğinde de ağzımın açık kalmasını... 

Leeds'i ilk başlarda seviyordum ama sonraları malum sebeplerden dolayı sevemedim. Layla da keza başta sevemedim ama göründüğü gibi değilmiş. 

Kitabın başları güzeldi. Layla'yı kim vurdu? Leeds'in görüştüğü adama kim? Sorularıyla gayet iyi ilerlerken paranormal kısımlar devreye girer ve (spoiler olur mu emin değilim) bir aşk üçgeni başlar. Daha sonraki bölümler bundan dolayı hoşuma gitmedi. Ufak bir sürpriz vardı. Fena da sayılmazdı. Bir bölüm de heyecanlıydı. Ama nedense benim için yeterli değildi. 
Son bir kaç şey daha söylemek istiyorum. Kitabın başlangıcı çok hızlıydı. Hızlı tempoda bir gerilim romanı okuyacakmışız gibi. Sonrasında ikilinin birbirine nasıl aşık olduklarını, aralarındaki bağı okurken bam Layla vurulur. Ve bu ani olay ikilinin aşkının inandırıcılığı yitirmiş bence. Bu son olsun 😂 kitabın ismi Layla ama biz Layla hakkında pek bir bilgi edinemedik. Anlatıcı Leeds de olunca onun zihninde hapsolduk. 
Ben en iyisi paranormal okumayayım. Ya da başka bir kitapta daha sonra şansımı tekrar deneyeyim. 


ALINTI
"Ona aşık olmak tüy gibi hafifti, kemiklerimde rüzgar esiyordu sanki. 
Aşkı yitirmekse çok ağırdı, ciğerlerim demirden oyuluyormuş gibi geliyordu."

"Benim normalimle seni  normalin aynı değil."
"Senin normalin ne?"
Düşünceli düşünceli tavana baktı. "Hiçbir şey."
"Ne demek istiyorsun?"
"Benim normalim hiçbir şey değil. Ben sadece.... varım. Ama yokum. Bilemiyorum- açıklamak zor."

"... şu anda istediğim bu degildi. Şu anda tek istediğim çok büyük bir sabırsızlıktı."

"Yani hayatının bir sonu varmış gibi hissetmiyor musun?
"Sadece bu konu hakkında düşünmüyorum. İnsanların yaptığı gibi değil. Kelimenin tam anlamıyla yapabileceğim veya sabırsızlıkla beklediğim hiçbir şey... hatta yemek ya da uyku bile yokken... Ya da yaşlanma ölüm gibi daha büyük şeyler yokken. .. zamanın ne önemi var ki?"

"Layla'nın hâlâ yavaş yavaş iyileştiğini düşünerek kanık­sadığım o kadar çok şeyvardı ki -yaptığımız konuşınalar, yaşadığmız anılar, birlikte geçirdiğimiz tüm mükemmel anlar. Sanki birisi bir makas almış, yaşamından dilimler keserek kafasından çıkarıp parçalar halınde masaya bırakmıştı."

The Secrets of a Scoundrel (Ingerno Club#7)


GAELEN FOLEY

384 Syf
4/5


Herkese merhaba. Bir serinin daha sonuna geldim. 

Nick, Lord Forrester, hem ölümcül bir savaşçı hem de baştan çıkarıcı bir aşık. Yaptığı bazı seçimlerden dolayı davasına ihanetten suçlu bulunan Nick, İskoç zindanlarında. Artık bu zindanlarda çürüyeceğini düşünürken gizemli, muhteşem bir kadın ziyaretine gelip ona özgürlük şansı sunduğunda Nick akıllı bir adam olarak bu şansı değerlendirir. Şimdi ise ellerini onun için önemli birinin kızından nasıl uzak tutacağını çözmek zorundadır.
Virginia,  yani Lady Burke tüm hayatını babasının görevinin gölgesinde yaşamış gayri meşru bir çocuktur. Yetenekli, zeki, eğitimli dul bir kadın. Tüm yeteneklerine rağmen Gin, kayıp birine ulaşamamaktadır. 
Güvenebileceği tek kişi de Tarikat ajanı Nick'tir. 

Harika bir serinin muazzam sonu! Nick ve Gin, seriyi dünyanın yeraltı dünyasına götürüyor. Savaş bitmiş olabilir ama ahlaksızlar hâlâ iş başında. Gin kaçırılan genç bir kadını ararken, bambaşka bir dünyaya rastlar. Köle tüccarları, silah kaçakçıları, uyuşturucu baronları... Paranın konuştuğu, geri kalan herkesin öldüğü bir dünya.

Foley bizi Nick ve Gin ile ​İngiltere'den Fransa'ya, oradan Akdeniz'e götürüyor.

Serideki diğer çiftler gibi bu ikili de harikaydı. Gin'in güçlü iradesi ve tutkusu ile Nick'in bir yere ait olma özlemi sonunda onları bir araya getirir. 

Sonu ise tüm ajanların bir arada gördüğümüz seriye muhteşem bir veda... Hüzünlenmedim desem yalan olur. Yedi kitaplı bir seri... Ajanların hepsini özleyeceğim. 

Son olarak bu seride sadece üçüncü kitap Küllerinden Doğan'ı pek beğenmemiştim. 

ALINTI

"Tarikat'ın zindanından dikkatle kurtardığı o düşünceli, öfkeli paralı askerden çok farklıydı artık. Ama o zaman, Gin'e göre, kendisi de farklıydı. Her durumu kontrol altında tutmaya o kadar kararlı değildi. Zaten böyle yaşamak çok yorucuydu. İnsan kendini bırakabildiğinde hayat çok daha huzurlu ve kolaydı."

"Güvende olsan iyi olur," diye ekledi ve yanağını okşarken durakladı. "Çünkü sensiz yaşayamayacakmışım gibi görünmeye başladı."

Ona gülümsedi. "Gerçekten mi? Bu hâlâ Amerika'ya gitmeyi planlamadığın anlamına mı geliyor?"

"Oh, sanırım seninle hayat benim için yeterince vahşi," diye fısıldadı.


"Böylesine baş döndürücü bir mutluluk ancak acıya yol açabilirdi. Ama kendini durduramadı. Artık çok geçti. Kumarı oynamaya çoktan karar vermişti. "


"Af dilemek izin istemekten daha kolaydır. "


"Ah, doğru. Unutmuşum. Beyni ve kendine ait bir amacı olan bir dişi bulmak güçlü cinsi her zaman şaşırtmıştır."


The Inferno Club Serisi



27 Mayıs 2026 Çarşamba

Görkemli Ölüm (In Death #2)




NORA ROBERTS

Eve Dallas Serisi #2 (In Death #2) 
Glory in Death
Epsilon Yayınları
377 Syf
4,5


Herkese merhaba. In Death Serisi'ne ikinci kitap Görkemli Ölüm ile devam ediyorum. 
Bir şeyi itiraf etmek istiyorum. Bu seri bana bağımlılık yapmaya başladı. Okuma planım olmasa sadece bu seriyi hiç ara vermeden okuyabilirim. 

"Ölüm onun işiydi. Onlarla yaşar, onlarla çalışır, onları incelerdi. Rüyasında onları görürdü. Ve sanki bu da yeterli görünmüyormuş gibi, yüreğinin gizli, derin bir yerinde, onlar için yas tutardı. 

İlk kurban şehrin en ünlü savcılarından Cicely Towers. Yağmurlu bir gecede hiç gitmeyeceği bir sokakta boğazı kesilerek öldürülür. Vakaya Teğmen Eve Dallas atanır. Eve cinayeti araştırırken yine bir kadın aynı şekilde öldürülür. Bu seferki kurban aktrist Yvonne Metcalf. 
Katil, kurbanlarını göz önünde olan güçlü  kadınlardan seçiyor. Sıradaki kurban kim? Eve bir plan yapar. Planı ne kadar işe yarayıp yarayacağını zamanla görecek. 
Ayrıca Roarke, iki kurbanla da bağlantısı vardır. 
Eve her ne kadar sevdiği adama güvensede o bir polistir. Katili bulmaya kararlıdır. Kendini tehlikeye atmak pahasına her deliğe bakacak, her ipcunun peşinden koşacak, her dedikoduyu araştıracaktır. 

Başta belirttiğim gibi bu seri bende bağımlılık yaptı. Bunca zaman neden bu kadar beklediğimi de hâlâ anlamış değilim. 
Görkemli Ölüm'ü ilk kitaptan daha çok sevdim. İkili çok tatlıydı ve ilişkileri oturmaya başladı. Dallas bazı şeyleri kabul etmek zorunda kaldı. Bu da tabii Roarke sayesinde. Eve'ye işiyle alakalı çok güzel bir alan sağladı. Onu rahat bıraktı. Ama bunu yaparken alfalığı da elden bırakmadı. 
Polisiye kısmına gelirsek katil tahmin edilebilirdi. Ama bu hiç bir şekilde rahatsız etmedi. Çünkü olay örüntsü çok iyiydi. 
Asıl sona ne demeli? Kalbimi bıraktım resmen. Teğmen Eve Dallas nasıl olaylarla karşılaşacağımı merak ederken Dallas & Roarke ikilisinin maceraları da eklendi. 

Daha yolun başındayım ama şimdiden söyleyebilirim. Eğer hızlı tempolu, merak uyandırıcı ve heyecan verici bir seri arıyorsanız, başka yere bakmanıza gerek yok; bu seri tam size göre. 



ALINTI
"Sevgi hiçbir sınır ya da engel tanımaz."

"Genel olarak konuşmak gerekirse," diye araya girdi Nadine, "cinayet en eski suç."
"Çok uzun bir geçmişi olduğunu söyleyebiliriz. Genetik bilimi, ilaç tedavisi, beta taramaları ile sevimsiz eğilimleri yok edebiliriz, cezaevleri kurabiliriz ve özgürlüklerini ellerinden alabiliriz. Ama insan doğası değişmez."
"Bilimin değiştimeyi ya da yok etmeyi başaramadığı güdüler; sevgi, nefret, hırs, kıskançlık, öfke gibi..."
"Bunlar bizi drodilerden ayıran şeyler, öyle değil mi?"

"Kumar güzel bir kadın gibidir. Çekici, arzulanan, heyecan verici ve kaprisli."

"İş her şeyden önce gelirdi. Eğer iyi bir polis değilse, hiçbir şey değildi zaten. O zaman bir zamanlar Dallas'ın karanlık bir ara sokağında dövülmüş ve travmatik bir durumda bırakılmış o çocuk kadar savunmasız ve boş olurdu."

"Çok sayıda muhabir ve kameraman eski tip kaldırımın üzerinde kamp yapıyordu. Saatin sabahın üçü olması ve bardaktan boşanırcasına yağmur yağması bile onları vazgeçirememişti. Eve gözlerindeki aç gözlü pırıltıları göreviliyordu. Hikâye avdı, reyting ise ganimetti."

"Görüntüler ve kokular tanıdıktı ama her seferinde yeni bir şey vardı. Hem kurban hem de katil kendi izlerini, kendi tarzlarını bırakırdı ve bu da cinayeti kişiselleştirirdi."

‎In Death (Eva Dallas)

‎1) Çıplak Ölüm
‎2) Görkemli Ölüm
‎3) Ölümsüz Ölüm
‎4) Mutlu Ölüm
‎5) Büyülü Ölüm
‎6) Kindar Ölüm
‎7) Noel'de Ölüm
‎8) Ölüm Tuzağı
‎9) Ölümüne Sadakat
‎10) Ölüm Tanığı
‎11) Ölüm Yargısı
‎12) Hain Ölüm
‎13) Baştan Çıkaran Ölüm
‎14) Geçmişten Gelen Ölüm
‎15) Masum Ölüm
‎16) Portredeki Ölüm
‎17) Taklit Ölüm
‎18) Çifte Ölüm
‎19) Kör Ölüm
‎20) Gölge Ölüm
‎21) Origin in Death
‎22) Memory in Death
‎23) Born in Death
‎24) Innocent in Death
‎25) Creation in Death
‎26) Strangers in Death
‎27) Salvation in Death
‎28) Promises in Death
‎29) Kindred in Death
‎30) Fantasy in Death
‎31) Indulgence in Death
‎32) Treachery in Death
‎33) New York to Dallas
‎34) Celebrity in Death
‎35) Ölüm Sanrısı
‎36) Calculated in Death
‎37) Thankless in Death
‎38) Concealed in Death
‎39) Festive in Death
‎40) Obsession in Death
‎41) Devoted in Death
‎42) Brotherhood in Death
‎43) Apprentice in Death
‎44) Echoes in Death
‎45) Secrets in Death
‎46) Dark in Death
‎47) Leverage in Death
‎48) Connections in Death
‎49) Vendetta in Death
‎50) Golden in Death
‎51) Shadows in Death
‎52) Faithless in Death
‎53) Forgotten in Death
‎54) Abandoned in Death
‎55) Desperation in Death
‎56) Encore in Death
‎57) Payback in Death
‎58) Random in Death
‎59) Passions in Death
‎60) Bonded in Death
‎61) Framed in Death
‎62) Stolen in Death
‎63) Fury in Death
‎64) Perfect in Death


Artık Rol Yapmıyorum



VI KEELAND
PENELOPE WARD

Not Pretending Anymore
Yabancı Yayınları
312 Syf
4/5


Herkese merhaba. 
Vi Keeland & Penelope Ward ikilisinden romantik komedi filmi tanıdında Artık Rol Yapmıyorum ile geldim. 

Molly, bir doğum hemşiresi. Vardiyeli olarak çalışmakta. Kuralcı olan Molly, kendi düzenine uyacak bir ev arkadaşı aramaktadır. Ama bu iş tahmin ettiği gibi ilerlememektedir. Henüz istediği gibi bir ev arkadaşı bulamamıştır. Günün son görüşmesi kalmıştır. Kapı çalar ve karşısında etkileyici derece yakışıklı, seksi bir adam vardır. Molly ev arkadaşını kadın olmasını istemektedir. Ama kapıdaki yakışıklı adamı ilk reddetmesine rağmen en iyi seçeneğin o olduğunu düşünür ve kabul eder. Bu kabulün arkasında cupcakelerin de etkisi büyüktür. 
Declan Tate, altı aylık bir iş için Şikago'dan Kaliforniya'ya gelmiştir. Uzun zamandır iş arkadaşından hoşlanmaktadır. Bu arada Molly'de aynı bölümden çalışan bir doktoru sevmektedir. Declan ile Molly iyi birer dost olur. 
Declan, Molly'e bir gün bir teklifle gelir. Sevgili rolü yapıp sevdiklerini kıskandıracaklardır. 

Her ne kadar Vi Keeland'ın tek yazdığı kitapları daha çok beğensem de keyifle okuduğum bir kitap oldu. Film tadındaydı. Karakterleriyle, olayların akışıyla ve sonuyla... 
Özellikle Declan'a bayıldım. Molly'e yaklaşımı muhteşemdi. Kendi iç hesaplaşması da üzücüydü. 
Molly de sevdim. Onun kararsızlığı (bu çok normal. Declan gibi bir adam var karşısında) hiç rahatsız edici değildi. Çok güzel aktarılmış. 
Declan'ın rahibe ablası ve lezbiyen bar sahibesi ile olan diyaloglar çok güzeldi. 
Son da çok tatlıydı. 
Gözlerimin dolduğu, kahkahalarıma engel olamadığım sahnelerin yer aldığı tam kafa dağıtmalık bir kitaptı Artık Rol Yapmıyorum. Bu tarz kitapları okumayı seviyorsanız bir şans verebilirsiniz. 

ALINTI
"Aman Tanrım. Bir adam, kocaman bir çiçek buketiyle koridorda yürüyordu. Üzerinde oldukça şık bir üç parçalı takım elbise var­dı; kravatı biraz gevşetilmişti ve çenesindeki o keskin hatlar hafif bir sakalla gölgelenmişti. Ve bu herhangi bir çene hattı değildi: 
Declan'ın o ünlü çene hattıydı. Beni fark ettiğinde, paha biçilemez bir gülümseme ve derin gamzeleriyle bana doğru geldi."

"Gülümsedim ama ne birlikte yaşamak ne de bir randevuyla yetinmek, istediğim şeydi. Ben birinin vazgeçilmezi olmak isti­ 
yordum.
Ben aşkı istiyordum."

"Hiç yol kenarında bir araba kazası gördünüz mü? Bakmama­nız gerektiğini bilirsiniz ama gözlerinizi alamazsınız, gördüğü­nüz şey göğsünüzde bir sızıya neden olsa bile. Ama bu hiç öyle hissettirmedi. Bu, sanki arabayı kendim bir ağaca yüz otuz kilo­metre hızla çarpmışım gibi hissettirdi. Göğsüm sıkıştı, boğazım düğümlendi ve nefes almakta zorlanmaya başladım."

"Hayatta kontrol edemeyeceğimiz pek çok şey var. Ama belki de hiç olmayacak bir şeyi bekleyerek yaşayamazsın. Çünkü o zaman gerçekten yaşamıyorsun, yerinde sayıyorsun."

"Hayat seni hangi yola götü­ rürse götürsün. Bana güven, bunu bizzat tecrübe ettim. Bazen en engebeli yollar seni en güzel yerlere götürür."

"Suçluluk duygun veya korku­ların, kararlarını belirlememeli. Tanrı, tek gerçek yargıçtır. Ve seni hayatında karşılaşman gereken insanlara ve yerlere yönlen­diren de O'dur. Molly gibi insanlara. Ama aynı zamanda, taşıyacağın yükleri de O seçer ve sana asla taşıyabileceğinden fazla yük vermez."

Hayat her zaman mükemmel değil, evet, ama onu senin sevdiğin gibi kim­se sevemez, Declan, bunu içten içe biliyorsun. Onun için sen o kişisin. İlk adım olarak kalbinin kırılma riskini göze alman gerekiyor. Sessizlik pişmanlıktır. Bir şey yapmazsan her zaman piş­man olursun, Eğer hiçbir şey söylemezsen, neler olacağını asla bilemezsin."

"Hiçbir zaman çok uzaklara gitme. Eğer onu önemsiyorsan, hayatında kalmaya devam et. Böylece, eğer bir fırsat doğarsa, bunu kaçırmazsın. Evdeki temelin çatlaklarını görmek istiyor­san, evden çok uzaklaşmamalısın. Ne demek istediğimi anlıyor musun? Bu adamla ilişkisinin nasıl gittiğini sormaktan korkma çünkü en büyük ipuçları direkt ondan gelecek. Rotanı koru, dos­tum. Eğer olması gerekiyorsa, olur."

Pembe Evdeki Ölü




AGATHA CHRISTIE

Tommy & Tuppence Mysteries #4
By the Pricking of My Thumbs
Altın Kitap
272 Syf
4,5

Herkese merhaba. Ayın ilk kitabı en sevdiğim yazarlardan olan Agatha Christie'nin Tommy & Tuppence Serisi'nin dördüncü kitabı Pembe Evdeki Ölü. Bu arada yazardan okuduğum 40. kitap oldu. Umarım bir gün hepsini okumuş olurum. 

Tommy ve Tuppence, Tommy'nin teyzesi olan Bayan Ada Fanshawe'i kaldığı Güneşli Uçurum adındaki huzurevinde ziyaret ederler. Tuppence ile oranın sakinlerinden olan Bayan Lancaster aralarında tuhaf bir konuşma geçer. Yaşlı kadın şömineye bakarak Tuppence'ye "Zavallı çocuk sizin mi?" diye sorar. Tuppence o an çok şaşırır ve içine bir ürperti gelir. 
O sırada Tommy'de teyzesiyle görüşmektedir. İkilinin arasında da tuhaf bir konuşma geçer. Ada Teyze zehirden, doktorlardan falan bahseder. Tommy ile Tuppence ihtiyarların ara ara kafa karışıklığı olabileceğini düşünüp konuyu kapatırlar. 
Kısa bir süre sonra Ada Teyze ölür. Tommy ile Tuppence eşyaları için huzurevine giderler. İlk gelişlerinde teyzenin odasındaki bir tablo Tuppence'nin dikkatini çekmişti. Resimde bir ev vardır ve daha önce onu gördüğünü düşünür. O tabloyu Ada Teyze'ye Bayan Lancaster vermiştir. Ondan izin isteyip eve götürmek ister. Fakat Bayan Lancaster huzurevinden ayrılmıştır. 
Tuppence bunu kafasına takar. Bayan Lancaster'a ulaşmaya çalışır. Ama bir türlü ulaşamaz. Ayrıca tablodaki evi de nerede gördüğünü hatırlayamaz. 
Tommy bir toplantı için Londra'ya gittiği zaman Tuppence, tablodaki evi hatırlar. O evi bulduğunda Bayan Lancaster'a da ulaşabileceğini düşüncesiyle yollara koyulur. 
İkilinin huzurevi ve tabloyla başladıkları maceraları, hiç beklenmedik olaylarla ve sonla biter. 

Ben çiftle Fare Kapanı'nda yer alan ikinci hikaye Cinayetler Bürosu'nda tanıdım. İkisine de bayılmıştım. 
Ahh Tuppence'in iç güdüleri ahh... Seni nerelere sürükledi. Yine muhteşemdin. 
Hikâyeye tek kelimeyle bayıldım. Muhteşemdi. Hiç beklemediğim bir sonla bitti. 
Serinin diğer kitaplarını da en yakın zamanda okuyacağım. İkiliyi çok sevdim. 
Seri bilgisini de aşağıya bırakıyorum. 
Mutlaka okumalısınız.

Tommy & Tuppence Mysteries 
1) Gizli Düşman
2) Suç Ortakları
3) N veya M
4) Pembe Evdeki Ölü
5) Kader Kapısı (Cinayetler Kapısı)


ALINTI
"İnsan ihtiyarlara ister istemez acıyor." 
Tuppence, "Ben acımıyorum," dedi. "Herhalde ben, senin kadar iyi bir insan değilim." 
"Kadın olduğun için daha haşinsin." 
"Belki... bu olabilir. Sonuçta kadınların gerçekçi olmaktan başka çareleri yoktur. İyi insanlar yaşlandıkları, hastalandıkları ya da çare­siz duruma düştüklerinde onlara acırım. Ama gençliklerinde bile iyi değillerse, durum değişir, bunu anlamalısın. Eğer yirmi yaşındayken huysuz ve kötüysen, kırkında da yine aynı huysuzluğu sürdürüyorsan, 
altmışında ise huysuzluğun daha da arttıysa, sekseninde gerçek anlam­ 
da bir şeytan olup çıkarsın ve hiç kimse sana acımaz. Ben insanlara yalnızca ihtiyar oldukları için acınıp sevecen davranılması gerektiğini düşünmüyorum. Sonuçta yaşlanmakla kimsenin huyu, karakteri de­ğişmiyor."

"İnsan burada neye inanacağını, neye inanmayacağını bilemiyor. İhtiyarcıkların anlattıkları Öyküleri bir dinleseniz. İlk bakışta tanınan katiller -hemen polise haber vermemiz gerektiği- herkesin tehlikede olduğu öyle sık karşımıza çıkıyor ki."

"Yalnızca düşünüyordum." 
"Şu yaşamda zaten insanın başına ne gelirse bu yüzden gelir. Dü­şünmek yüzünden."

"Korkarım insanlar genelde katilleri severler, " dedi Tuppence bilgiç bir tavırla. "Bildiğin gibi sahtekarların ve dolandırıcıların hemen hepsi dürüst görünümlü ve sürekli dürüstlüğün önemini vurgulayan insanlardır. Korkarım katiller de genellikle şirin ve özellikle yufka yü­rekli görünen kişiler oluyor."

2 Mayıs 2026 Cumartesi

Nisan Ayında Okuduklarım


Herkese merhaba. Nisan ayında okuduğum kitaplar ile geldim. 5 kitap okudum. Favori kitabım In Death Serisi'nin ilk kitabı Çıplak Ölüm. Bu ayda seriye devam edeceğim. 
Neler okuduğuma geçmeden Mayıs ayında okumayı planladığım kitaplar neler onlardan bahsetmek istiyorum. 

1) Pembe Evdeki Ölü. Agatha Christie okumayı çok seviyorum. Kendisi en çok kitabını okuduğum yazar. Hoş o kadar çok ki kitabı bu çok normal. Christie'den okuduğum 40. kitap olacak. Şuan okuyorum ve keyifli ilerliyor. Tommy & Tuppence Serisi'nin dördüncü kitabı. 
2) Artık Rol Yapmıyorum. Vi Keeland ve Penelope Ward ikilisini seviyorum. Büyük ihtimal keyif alacağım bir okuma olacak. 
3) Mavi Ay. Bazen aksilik olsa da Anita Blake, Vampir Hunter Serisi'ni okumaya devam ediyorum. Bu ay sırada sekizinci kitapta. 
4) Görkemli Ölüm. İlk kitaba bayılmıştım. In Death Serisi'ne ikinci kitapla devam.
5) Layla. Colleen Hover'dan okuyacağım üçüncü kitap olacak. Çirkin Aşk'ı iki kere okumuştum. Verity'e bayılmıştım. 
6) The Secrets of a Scoundrel. Inferno Club Serisi'ne bu kitapla veda edeceğim. Ajanları büyük ihtimalle özleyeceğim 🥺

Nisan ayında okuduklarıma geçebiliriz:


Motiflerim de bunlar ⬇️

Dipnot: 6 tane olmasının nedeni dinî kitaplarda okumam. Bir tane bitmişti. Hakikat Kitapevi'nden çıkan Menakıb-ı Cihar Yar-i Güzin.

30 Nisan 2026 Perşembe

Kahramanlar Yükseldiğinde (Anti Kahramanların Aşk Düeti #2)


GIANA DARLING

Anti Kahramanların Aşk Düeti
When Vilains Rise - Anti-Herves in Love
Lapis Yayınları
352 Syf
3,5


Herkese merhaba. 
Etkinlik için başlayıp etkinlik tarihine yetiştiremediğim Anti Kahramanların Aşk Düeti Serisi'nin ikinci kitabı Kahramanlar Yükseldiğinde kitabını sonunda bitirdim. 

İlk kitap heyecanlı bir yerde bitmişti. Elena ve Dante'yi uçakta bırakmıştık. İtalya'ya kaçan ikili başka Capolar ile yüzleşir, biraz ortalığı karıştırıp Amerika'ya geri dönerler. Burada da işler karşıktı. Dante, hala aklanmadı. Elena da, onu kurtarmak için her şeyi kafasına koymuş durumda. 
İkilinin aşkları daha da alevlenir. Elena kendi ile barışır ve başka bir Elena olur. Dante'de güç savaşının içerisinde kalır ve bu sefer Elena'yı da koruması gerekmektedir. 

Nerdeyse ilk 100 sayfası smuttu. Normalde beni rahatsız etmez ama bu kitapta hoşlanmadım. Ben daha çok aksiyon bekliyordum. Gereksiz buldum. 
İtalya'da daha çok bölüm okumak isterdim. Oradaki aksiyon bölümleri hoşuma gitti. 
İkilinin birbirine olan aşkı, yaklaşımları hoşuma gitti. 
Bazı bölümlerde çok duygulandım. Özellikle de son bölümde gözlerim dolu dolu oldu. 
Smut sahnelerin fazla olmasını dışında güzeldi. 

ALINTI
"İnsanlar bizi izliyordu. Gözlerini iğne uçları gibi cildimde hissedebiliyordum. Be sevgiyi toplum içinde sergileyen biri değildim ama Dante'den önce pek çok şey yapan biri de değildim.
Bu yüzden içimde oluşan dürtüye teslim oldum ve onu öptüm."

"Artık duvarlarım çatlamıştı ve her şey içeriye sızıyordu; şiddet ve kaos, hayatın her yönünü daha da arttıran ölüm tehdidi.
Kendimi tanımaya başlıyordum ve bundan korkutucu olan bir şey vardı.
Yatağınızın altında gizlendiğini her zaman bildiğiniz canavarlar tanışmak gibiydi.
Tamamen zarafet ve incelikten oluşmuyordum.
Eğer bir deniz kabuğu olsaydım, içimde o küçücük inciyi barındırırdım ama etrafı kum ve toprak yığınlarıyla çevrili olacaktı.
Düşündüğümden daha aşağılıktım."

"Senden önce boş ve soğuktum, en derin zindanda kilitli bir odadaydım. Artık yeniden nefes alabiliyorum, yeniden hissedebiliyorum, yeniden yanabiliyorum. Bana sevilmeye değer olduğumu kanıtladın ve hayatımın geri kalanını senin tanıdığım en iyi adam olduğunu sana kanıtlayarak geçirmek istiyorum. Sen bana sonsuz kalbinle güvenerek doğru kararı verdin."

"Kim bu aşka karşı çıkarsa acı çeker ve sonra ölür."

"Bağışlamanın siz istediğiniz anda ortaya çıkabilecek bir şey olup olmadığını bilmiyordum."

"İçimde buz kalmamıştı.
Duvar da yoktu.
Çünkü kalbimi benden daha iyi koruyacak mafyam vardı."

"Ağlamak, vücudun kelimelerle anlatılamayacak kadar büyük duyguları ifade etme yoludur."

"Tu si l'azzurro dò mare sı duci e si amar," dedim ona. Deniz gibisin, tatlı ve tuzlu. "Bir denizci fırtına var diye denizi terk etmez ve okyanusun ruh halini kıskanmaz. Senden vazgeçmeye hiç niyetim yok, Elena. Senin her parçan benim gözümde çok değerli ve büyüleyici. Eğer bu sona ererse, bunun nedeni senin bunu bitirmeyi seçmen ve benim seni geri kazanmak için savaşmama izin vermemem olacak."

"Elena'yı kaybetmek istemiyordum.
Hem de bir hiç uğruna.
Kahrolası krallığım ve yığınla banknotum için değil.
Onurum, ailem ve İtalyan ideallerim için değil.
O başkaydı.
Bana aitti.
Sonsuza kadar."

"Onu sevmek her şeyin sonu değildi.
Kitaplarda ve filmlerde hep böyle olması da oldukça komikti.
Onu sevmek sadece başlangıçtı.
Bir bakıma benim ölümümdü.
Önceki kadın soğuk, hesapçı ve inatçı bir yapıya sahipti. Hem karmaşık bir hayatı hem de özenle inşa edilmiş kişiliği olan avukat, New York'ta yerin altı metre altına gömülüydü.
Bir erkeğin tutuşturduğu ateşin küllerinden doğan bu yeni varlık, Atlantik Okyanusu'nun ortasında bir uçakta yeniden doğmuştu."



Layla

COLLEEN HOOVER Epsilon Yayınları 328 Syf 3/5 Merhabalar. Herkesin bayramını kutluyorum.  Leeds, bir grupta gitaristtir. Grupla b...